Ana içeriğe atla

Nitelikli

Balon

Balondu söndü.... Şimdi size sorarım; Medeniyet gibi kavramlar sonradan öğrenilir mi? İnsanın karşısındakine durup dururken yaptığı anlamsız hareketlere ne denir? Mesela ayrıldıktan sonra en azından bir selam verebilecek düzeye getirilen iletişimin neden biranda silip atılması durumu gerçekleşir?  Hani öncesindeki haklıyı haksızı tartışmaya bile açmıyorum dikkat ederseniz. Açarsak çünkü sonuç belli de, neysee.  Konumuz sadece sonrası... Hani şöyle bir eşik vardır ya; "Bunu da yapmazsın kardeşim yaa" denir. Heh işte o eşik neden sebepsizce atlanır? Durup dururken,  ortada hiçbir şey yokken, bir anda hangi şeytanlar dürter insanı da karşısında ki insanı çaat diye bir anda silip yok ettiğini düşünme hakkını kendinde bulur? Hani zamanında aksiyon alınır, kişinin kararıdır der kabul edebilirsin belki bir derece ama zaman geçer, ortam durulur, hayat akışında devam ederken; nedir sebep? Bana göre bencilliktir. Daha fazlası da söylenir de en kibar versiyonunu yazdım , siz anlarsı...

Ne zaman , kim için yeterlisin?



Yeterince iyi olmadığınızı hissettiren bir insan ile ne yaparsanız yapın bir türlü takdir göremediğiniz, görülmediğinizi geçin; bir güzel söz, ufacık bir tebessümle edilen bir iltifat, bir güzel bakışı bile alamadığınız bir kişinin sizin gözünün içine bakarak sevgiden başka hiçbir şey duymadığınız insanla aynı olmasının hissi nasıldır bilir misiniz?


Çok sevseniz bile, her baktığınızda yüreğiniz ısınsa bile, hep iyi olsun diye çabalasanız ve sonsuz süre çabalayama razı olsanız bile içten içe sizde biliyorsunuz ki kendinizi kaybetmek üzereseniz. Yine de durmazsınız ve o insana hep ama bak böyle güzel olabilir, ama bak biz iyi olabiliriz, ama bak böyle mutlu olabilirizleri göstermeye çabalarsınız. 

Girdaptan çıkmak için bir güzel söz, bir güzel his beklerken o insanın size hala ama hala "olmuyor" , "sen değil başkası güzel", "sen değil başkası iyi", "sen değil başkası", "sen değil başkası" , "sen değil başkası".... diye diye sizi içten içe kemirmesine de izin verirsiniz. Siz ufacık bir yerden tutunmaya çalışırken dibin en dibine çekilirsiniz. 

Halbuki her şey mümkündür istedikten sonra ya ama işte istemek önemli. İlk olarak önem verilen şeyler gerçek duygular, sevgi, saygı, samimiyet ve paylaşımdan ziyade yüzeyselliğin en dibi olan dış görünüş, şehvet ve ergenlikten kopulamayan düşünceler olunca size de sadece açılan yaralarınızla başbaşa kalmak düşer. 

Kendinizden vazgeçmemek için, içinizde sımsıkı tuttuğunuz o insanı bırakmanız gerekiyor.
O insan sizden fiziken gitmiş olsa bile sizin içinizde hala ama hala ama o öyle değildi diye sessizce cılız bir ses dolaşıyor ya; hah işte onu bırakın! Bırakın çünkü iyi insanlarla zaten bu tip şeyleri yaşamazsınız.  Sizi yanlış gören, sizin için yanlış olan insan için hiçbir zaman yeterli olmayacaksınız.

Cesaretle o sesi de susturup, iyiler kadar kötülerinde var olduğunu kabullendiğimiz  günlerin gelmesi dileğiyle...






 

Yorumlar

Popüler Yayınlar