Ana içeriğe atla

Nitelikli

Ama bana "ben buradayım" dediler

Sevgi şartlarla koşullara sunulmaz. Sadakatin karşılığı bu olmamalıdır. İniş çıkışlara, kararsızlıklara, uzaklaşmalara rağmen kalırsınız. Ama sizin gerçekten ona ihtiyacınız olduğu an o yoktur... Ve ilk kez şunu hissedersiniz. Sevdiğiniz insanın yanında bile fazlalık gibisinizdir.  Aslında o sizi kaybetmemiştir, sizi her seferinde yavaş yavaş bırakmıştır. Cevapsız kalan mesajlarla, merak bile etmeyişlere, çok hassassın diyerek duygularınızın küçümsediği anlara, çabanızı değersizleştirip sessizliğinizi kabul ettiği her durumda; siz orada biraz daha yok olursunuz. Neden hiçbir zaman yetemediğinizi, hiçbir zaman onun için tamam olamadığınızı sonradan anlarsınız... Çünkü mesele yetememeniz değildir.  Kendine bile yetemeyen bir insana siz nasıl yeterli olursunuz ki zaten.. Onun ihtiyacı sevgi değildi. Sevginin onun için bir değeri yoktu. O an kendini kandırdı ve sizinle devam etti ve sen varlığını gerçek sevgi sandın.  Şimdi çok daha net görüyorsunuz değil mi?. O sevilmek iste...

Ne zaman , kim için yeterlisin?



Yeterince iyi olmadığınızı hissettiren bir insan ile ne yaparsanız yapın bir türlü takdir göremediğiniz, görülmediğinizi geçin; bir güzel söz, ufacık bir tebessümle edilen bir iltifat, bir güzel bakışı bile alamadığınız bir kişinin sizin gözünün içine bakarak sevgiden başka hiçbir şey duymadığınız insanla aynı olmasının hissi nasıldır bilir misiniz?


Çok sevseniz bile, her baktığınızda yüreğiniz ısınsa bile, hep iyi olsun diye çabalasanız ve sonsuz süre çabalayama razı olsanız bile içten içe sizde biliyorsunuz ki kendinizi kaybetmek üzereseniz. Yine de durmazsınız ve o insana hep ama bak böyle güzel olabilir, ama bak biz iyi olabiliriz, ama bak böyle mutlu olabilirizleri göstermeye çabalarsınız. 

Girdaptan çıkmak için bir güzel söz, bir güzel his beklerken o insanın size hala ama hala "olmuyor" , "sen değil başkası güzel", "sen değil başkası iyi", "sen değil başkası", "sen değil başkası" , "sen değil başkası".... diye diye sizi içten içe kemirmesine de izin verirsiniz. Siz ufacık bir yerden tutunmaya çalışırken dibin en dibine çekilirsiniz. 

Halbuki her şey mümkündür istedikten sonra ya ama işte istemek önemli. İlk olarak önem verilen şeyler gerçek duygular, sevgi, saygı, samimiyet ve paylaşımdan ziyade yüzeyselliğin en dibi olan dış görünüş, şehvet ve ergenlikten kopulamayan düşünceler olunca size de sadece açılan yaralarınızla başbaşa kalmak düşer. 

Kendinizden vazgeçmemek için, içinizde sımsıkı tuttuğunuz o insanı bırakmanız gerekiyor.
O insan sizden fiziken gitmiş olsa bile sizin içinizde hala ama hala ama o öyle değildi diye sessizce cılız bir ses dolaşıyor ya; hah işte onu bırakın! Bırakın çünkü iyi insanlarla zaten bu tip şeyleri yaşamazsınız.  Sizi yanlış gören, sizin için yanlış olan insan için hiçbir zaman yeterli olmayacaksınız.

Cesaretle o sesi de susturup, iyiler kadar kötülerinde var olduğunu kabullendiğimiz  günlerin gelmesi dileğiyle...






 

Yorumlar

Popüler Yayınlar