Ana içeriğe atla

Nitelikli

Az sevenin paraşütü hazırdır

Daha az seven... Ne kadar irite edici... Yani birini seviyorsunuz, önemsiyorsunuz, hayatınızın bir parçası haline getiriyorsunuz ve bunu tek başınıza yapmıyorsunuz sonuçta . Zaman ilerledikçe de hayatınızdaki insanla bir dinamik yakaladığınıza inaniyorsunuz  ama karşı taraf sizi az sevdiği için bir ayağı hep dışarıda, hep bir kaçış planı hep bir yedek opsiyonu var... Ne kadar çirkin ne kadar etik dışı geliyor insanın kulağına...  Az sevmekle hiç sevmemek arasında fark var mı? Bir ilişki yaşayacaksan niye az sevesin ki, idare ederiz kafası mıdır bu? Bu nasıl bir mentalitedir? Ya da daha iyisini bulana kadar oyalanırız mı?  Sevmiyorsanız,beğenmiyorsanız başlamamak hiç aklınıza geldi mi peki???. Hiiiçç insanların hayatına dahil olmayın mesela ya da oldu da dahil oldunuz karşınızdakinin zamanını çöp etmeden çıksanız?. Ya da gerçekten o hayatı paylaşmaya karar verin ve ona göre davranın. Hoş gerçi onu da tam yapamıyorsunuz. Bir var bir yok moduna geçiyorsunuz ki bu da sizin za...

Bir koltuk , iki insan...

 Sevdiğinle aynı koltukta oturup dizi izlemek, müzik dinlemek... En sevdiğim şeylerden biri olabilir şu hayatta. Şöyle yanyana oturmuşsunuz, sevdiğin insana dayanmışsın hafiften, ilerleyen saatlerde zaten illa bir yayılma gelir arkasından :) bir bakmışsın sevdiğinin omuzunda uyuyakalmışsın. Bu sahne bana hep sımsıcak sevgiyi anımsatır. Böyle sürekli elini tutmak istediğin, koluna dokunduğun, başını omuzuna, belkide göğsüne yasladığın anlar... İçim sımsıcak oluyor her düşündüğümde. Ne kadar saf bir an değil mi? Güven,huzur ve sevgi içinde uykuya dalmak, koşulsuzca, nefes alır gibi...

Bu hissi bir daha yakalar mıyım sizce? Yakaladığımı hissettiğimde aynı şekilde karşılık bulabilir mi hislerim? Bu hissin karşılıklı olması o kadar muhteşem olur ki... "Hayat ne garip ne mucizeler getiriyor insana" cümlesini kurabilecek miyim bir daha ?
Bir gün bu hissi karşılıklı yakalayabilmek ve kaybetmemek dileğiyle...




Yorumlar

Popüler Yayınlar