Ana içeriğe atla

Nitelikli

Aşkın şarjı var mıdır?

Çok güzel olmaz mıydı? Düşünsenize aşkınız gücü azaldığında hemen koşarak şarja takıyorsunuz ve hoopp yine ilk gün ki heyecanla devam edebiliyorsunuz. Gerçek dünyada bunu yapabilmeyi çok isterdim. Biliyorum ilişkiler böyle bir dinamikle yürümüyor, evet arkadaşlar farkındayım. Merak etmeyin... Sadece bence güzel olurdu. Çünkü gerçekten sevdiğiniz ve birlikte olmaktan mutlu olduğunuz biri var hayatınızda ve ona göre gücünüz azalmış ya da sevmenize rağmen sizin gücünüzün azaldığını hissediyorsunuz. Bunu hemen düzeltme fırsatını istemez miydiniz?   Ben çok isterdim... Belki şarja takma gibi tek bir aksiyon ile işleri yoluna sokamayabiliriz ama her iki tarafta isterse bir yol bulunabilir. Onca vakit ve yaşanmışlıktan sonra hepsini sadece batarya zayıfladı diye çöpe atmak benim kendi adıma yapmayı tercih etmeyeceğim bir şey. Ama tabii karşınızda sizi gerçekten istemeyen biri varsa zaten onca yaşadığınız şey de sadece sizin yaşadıklarınızdan ibarettir. Birlikte yaşadık diye düşündüğünüz her a

Boşluk

 

İçimde koskoca bir boşluk var. Dolmayan, azalmayan, hep varlığını hissettiren ve sanki hep orada o şekilde kalacakmış gibi hissetiğim bir boşluk... Nedenlerinin belki bir kaçını tahmin edebilirim. Ediyorum şimdi kimseyi kandırmayalım, burada bizbizeyiz değil mi? :) Gayet iyi bildiğim ama bu kadar büyük bir boyutta oluşturdukları boşluğa hayretle baktığım bir durum içindeyim. Kulağımdan düşmeyen kulaklığımda yine sevdiğim şarkılar, bu satırları yazarken kendimi keşfetmeye devam ediyorum. Bu boşluk nasıl tanımlanır diye çok düşündüm aslında. Herkes için değişir bence ama benim sosyal hayatımda olan aktivitelerle , işimin yoğunluğuyla, kişisel gelişimim için yaptıklarımla dolmayan bir boşluk bu. Hayatımda birinin varlığıyla doldurduğum, doldurabildiğim türden bir boşluk. Sanki sadece o kişinin bana verdiği mutlulukla küçülen, yok olan belki de sadece görünmeyen bir kıvama gelen bir boşluk türü benim için. Bazen o kadar hissedilir boyuta geliyor ki, içim burkuluyor, canım yanıyor hissettiklerimden... Bazen de azıcık yoklayıp, tamam hadi acıdım rahat bırakayım seni der gibi sessizleşiyor kendini gösterdikten sonra.

Doldurmak için çok çaba verdim aslında, sonra anladım ki o benim düşündüğüm gibi bir boşluk değilmiş. İlla insanın hayatında biri mi olmalı canım bunun dolması için diye yiğitliğe bok sürdürmedim uzun süre. O zaman zarfında aklınıza gelecek olan her şeyi denedim ama nafile... O boşluğu bir türlü dolduramamak ama doldurmak için savaşmak bir süre sonra beni yormaya, yıpratmaya başladı... Çırpınacak gücüm kalmadığında artık anlamıştım. Çabalamak boşunaydı. O boşlukla uyumlanmayı öğrenmek gerekiyordu, başkası mümkün değildi. Zorlu yollardan anlamıştım ama nasıl yapacaktım? Bunu hala tam olarak çözmüş değilim. Gidip gelen düşüncelerimin arasında kendimce bir yollar bulmaya çalıştım da daha başarılı olamadım. Sahi bunu başaranınız varsa bana da ufacıkta olsa bir ipucu verebilir mi ya? Bakın tüm yolu yordamı anlatın hiç uğraşmadan hazıra konayım derdinde değilim. Olsam direkt söyleyin şunun formülünü derdim. Ama demiyorum değil mi? Hadi bir güzellik yapın ya şu garibana da :)

Şaka bir yana bulan bulmayana bir yardımcı olsun arkadaşlar ya rica ederim. Destek bu günlerde lazım hadi ama lütfen :) Bana da ucundan vesile oldum diye bir iki ipucu koklatsanız yeter hahaha.

Boşlukları tanımlamaya ve giderme yollarını keşfetmeye kadeh kaldırasım var bu haftasonu. Sizleri de beklerim...

 



 

Yorumlar

Popüler Yayınlar