Ana içeriğe atla

Nitelikli

Balon

Balondu söndü.... Şimdi size sorarım; Medeniyet gibi kavramlar sonradan öğrenilir mi? İnsanın karşısındakine durup dururken yaptığı anlamsız hareketlere ne denir? Mesela ayrıldıktan sonra en azından bir selam verebilecek düzeye getirilen iletişimin neden biranda silip atılması durumu gerçekleşir?  Hani öncesindeki haklıyı haksızı tartışmaya bile açmıyorum dikkat ederseniz. Açarsak çünkü sonuç belli de, neysee.  Konumuz sadece sonrası... Hani şöyle bir eşik vardır ya; "Bunu da yapmazsın kardeşim yaa" denir. Heh işte o eşik neden sebepsizce atlanır? Durup dururken,  ortada hiçbir şey yokken, bir anda hangi şeytanlar dürter insanı da karşısında ki insanı çaat diye bir anda silip yok ettiğini düşünme hakkını kendinde bulur? Hani zamanında aksiyon alınır, kişinin kararıdır der kabul edebilirsin belki bir derece ama zaman geçer, ortam durulur, hayat akışında devam ederken; nedir sebep? Bana göre bencilliktir. Daha fazlası da söylenir de en kibar versiyonunu yazdım , siz anlarsı...

Umut hakkında...

 

Geçen yazımda pes etmek dedim. Pes etmek ve umudunu yitirmek. Aslında durum sadece o ilişki bazında olmalı, o ilişki özelinde yitirilecekse yitirilmeli bir takım duygular... Durum genele vurulup "Artık tamam tüm ümidim bitti gitti" , "Bir daha asla" gibi cümleler kurulmamalı. Size diyorum ama ben de o anın etkisiyle buna benzer bin tane cümle sarfediyorum emin olabilirsiniz. Ama yapmamak lazım bunu da biliyorum. Beyin çok garip bir şeymiş. Önce aklınızdan geçiriyorsunuz, sonra imgeliyorsunuz belki farketmeden yapıyorsunuz bunu ve sonra aynı anda da olmasına gerek yok bir anda "baammm" aslında o düşündüğünüz şeyi hop hayatınıza çekmiş oluyorsunuz. Er ya da geç... Buna inancım tam. Ha şimdi e tamam madem öyle o zaman düşünelim hemen şöyle müthiş bir ilişki, bol para vs. diye aklınızdan geçiriyorsunuz eminim. O işler öyle olmuyor, daha doğrusu olmuyormuş. Ben çok denedim kardeşlerim boşuna kasmayın derim yani :)

Olay cidden kendini tamamen arındırmakla başlıyor sanırım. Yani eğer öyle değilse var ya çok fena patlarım benden söylemesi. Çünkü ben düşündüm, düşündüm ve yine döndüm düşündüm olmaması için başka bir neden bulamadım kendi adıma. Yani mesela benden örnek vermek gerekirse şartlar dahilinde, belli zaman aralığı içinde, şuna buna göre diye aklımdan geçiriyorum ister istemez niyetlerimi, hayatıma çekmek istediklerimi ister aşk olsun, ister para, ister başarı artık aklınıza ne gelirse... Ama olay önceden de konuştuğumuz gibi biraz serbest bırakma enerjisiyle de alakalı galiba. Hani şu saat aralığında şöyle böyle olsun yerine bunu niyet edip akışa bırakmaktan geçiyor sanırım işin sırrı. Dedim ya eğer böyle değilse arkadaşlar; ben fena patladım hahhaah. Bunun yüklemesi kafamda daha yeni yeni oluyor , daha bunu sıraya sokucam da uygulamaya alıcam vs. Allah hepimize uzun ömür versin yani. Ama bakın size kısa yol gösteriyorum daha ne istiyorsunuz. Eğer olmazsa topluca artık düşünce gücü inancına söveriz olur mu? :)

Konuyu çokta dağıtmadan şunu demeye çalışıyorum. Ben her acıdan, yaradan, mutsuz ayrılıktan, üzüntüden sonra hep yitiriyorum umudumu. Sonra toplanıyor bir şekilde ama eeennn başta olduğu gibi kuvvetli yerine gelmiyor emin olun. Siz bunu yapmayın emi ? Böyle yaptıkça insan günden güne eksiliyor, hep bir parça eksik , bir parça daha , bir parça daha derken bir de bakıyorsunuz zaman ilerledikçe kocaman bir delik. O daha önceden bahsettiğim boşluktan öte kendinizin, önceki sizden kalan bir delik. Yapmayın , siz yapmayın lütfen.

Aşağıdaki resim bir zamanlar kendimi en mutlu hissettiğim anların birinde tamamlandı. Bir zamanlar yine içimde coşkular varken, içim kıpır kıpırken, geleceğe dair planlarım, umutlarım varken. Ne de güzelmiş o günler... Resime bakınca hissettim yine o zaman ki duyguları... O duygular bende geri gelmez ama siz siz olun bu duyguları hissedince o kişiye bağlamayın olur mu onları? Kendinize bağlayın. Siz mutlu olun, o anlar sizin anlarınız. Her daim sizin olsun. Kimse için de kapkara bir tabloya çevirmeyin onu.

Bir gün o anlarda ki kadar umutlu, mutlu ve huzurlu olabilmek dileğiyle...





Yorumlar

Popüler Yayınlar