Ana içeriğe atla

Nitelikli

Balon

Balondu söndü.... Şimdi size sorarım; Medeniyet gibi kavramlar sonradan öğrenilir mi? İnsanın karşısındakine durup dururken yaptığı anlamsız hareketlere ne denir? Mesela ayrıldıktan sonra en azından bir selam verebilecek düzeye getirilen iletişimin neden biranda silip atılması durumu gerçekleşir?  Hani öncesindeki haklıyı haksızı tartışmaya bile açmıyorum dikkat ederseniz. Açarsak çünkü sonuç belli de, neysee.  Konumuz sadece sonrası... Hani şöyle bir eşik vardır ya; "Bunu da yapmazsın kardeşim yaa" denir. Heh işte o eşik neden sebepsizce atlanır? Durup dururken,  ortada hiçbir şey yokken, bir anda hangi şeytanlar dürter insanı da karşısında ki insanı çaat diye bir anda silip yok ettiğini düşünme hakkını kendinde bulur? Hani zamanında aksiyon alınır, kişinin kararıdır der kabul edebilirsin belki bir derece ama zaman geçer, ortam durulur, hayat akışında devam ederken; nedir sebep? Bana göre bencilliktir. Daha fazlası da söylenir de en kibar versiyonunu yazdım , siz anlarsı...

Ayrılık; geride kalana yangın çıkarır...

 

Sevdiniz siz, gerçekten sevdiniz. Gönülden seven, cidden içinde yeşerten insanlar ayrılınca kalakalır. Canı yanar, cidden yanar. Hesapsız kitapsız, cidden içi kopar gider.

Kalbiniz yangın yeri olur çünkü ne olursa olsun, içten biliyor olsanız bile siz bir kere sevmişssinizdir onu ki.. Ne yaparsa yapsın, ne kadar sıkıntı yaşatırsa yaşatsın, siz bir kere bir duygu beslemişsinizdir ona... Artık çok geçtir. O yangın çok zor söner, belki de için için yanmaya devam eden bir yangın olarak kalacaktır ömür boyu kim bilir... Keşke böyle olmasa değil mi? Keşke çıkmasa o yangın hiç ...Ayrılığın iyisi, kötüsü, zararsızı yoktur elbet hele ki bırakılan, yok sayılan taraf sizseniz. O kadar zordur ki bilirim. Ama bir çaresi olmalı yangını hafifletmenin. Olmalı değil mi? Yok mudur hiç ya? Fikri olan var mı? Yöntemi olan? Ben bu yangının sönmesini başarmak istiyorum. Gerçekten... El birliğiyle buluruz belki ne dersiniz? Bulan ses versin 😊 Şakası bir yana ayrılınca o kalp yangını denen şey sadece şarkılara özgü bir şey değilmiş. Ben hep onu böle şarkılara söz olan bir durum sanırdım şimdiye kadar. Kişi başına gelene kadar anlamazmış sözünü de kanıtlamış oldum aynı anda. Gerçekten hiç olmaz sandığınız her şey insanın başına gelebiliyormuş. Buna kalp yangınıda dahilmiş. Bizimde kısmetimize bu düşmüş bu yolda... Buna diyecek bir şey kalmıyor zaten.

O yanan yer böle bir hafifliyormuş gibi oluyor değil mi bazen? Sonra bir bakmışsınız iki katı daha büyük bir harla gelmiş alev alev... Bazı günler sızı gibi için için, bazı günler tüm ormanı kasıp kavuran bir afet gibi kül edercesine yakıyor. Ne yapmalı peki? Ruhuyla sevmek denir ya... Ruhunuzla sevdiğiniz birinin yarattığı yangını nasıl söndürürsünüz? Nasıl şifalanır bu yara? Şifalanmadan siz huzur bulabilir misiniz? Bunun cevabı çok net. Bulamazsınız... Bulmanız imkansız. Siz nefes alırken içten içe sızıntı halinde bile yanıyorsanız huzuru bulamazsınız. Bu sürecin şifalanması gerekiyor. Bu sonuca kadar geldim. Ama nasılını bir türlü bulamadım... Gerçekten bulamadım. İçinizden sökemiyorsunuz, o yangın sürekli yaşıyor... Ne yapmalı ki huzurla buluşabilelim? Bir gün bunu bulup nefes alırsam emin olun size yine buradan haber veriyor olacağım. Hepimizin biranönce nefes aldığında kalbindeki acıyı harlamadığı zamanlara ulaşması dileğiyle...




Yorumlar

Popüler Yayınlar