Ana içeriğe atla

Nitelikli

Lütfen aldığınız gibi bırakınız!

Sevgi dilenilecek bir şey midir? Sevgi dilenmek... Söylerken bile içim acıyor. Bu duruma düşene kadar ne badireler atlatılmıştır da yinede bir gram sevgiye tutunmaya çalışırken bir de bakmışsınız sevginin dilencisi olmuşsunuz. İlişkilerde bir taraf sevgi dilenmeye başladığında karşı taraf bir o kadar zalimleşir. Çok üzücü ve çok yaralayıcıdır. Neden bu denge bu şekilde sağlanmış bilinmez ama adil olmadığı kesin. Onca emeğe, sevgiye , çabaya karşılık yaşanmış olan hayal kırıklığı, kalp acısına bile dayanabilen bir insan hala ama hala elleri kanasada sevdiğine tutunmak için sevgi dilenir hale geliyor. Karşı tarafın ne hissettiğini bilmem çok zor zira ben hiçbir zaman karşımdakini o hale düşürmem. Bu çirkin davranışı nasıl kendilerine yakıştırırlar, nasıl haklı olduklarını içten içe hissederek bir de üstüne zeytinyağ gibi süzülüp ama o da böyle şöyle diye yorum yapabilirler bilmiyorum ama eminim yapıyorlardır.  Ey siz! Karşısındaki insanı hiçe sayıp, önemsizleştirip, ilişkide kendini ...

Gitme ne olur...


Özür dilemeyi bilmek, belki de sadece “özür dilerim” diyebilmek ;  aynı hatanın defalarca yapılabileceği anlamına gelmez. Siz size bir kere de olsa umut dolu, mutlu bir anı veren insana tutunmaya çalışırken; o insanın size bunun on katı kadar kötü anılar bırakmasına izin vermemelisiniz. Biz aşırı verici insanlar nedense kendimizce dikdörtgenden üçgen yaratmaya çalışırken, karşı tarafa hep bir bahane yaratarak onu temize çıkarmaya çalışırız. Bir daha bunun tekrarlanmayacak olmasına inanmak isteriz. Aslında yaptığımız içimizi ferahlatmaya çalışmak, belki de kendi kendimizi kandırmaktır oysa ki...

Neden ısrarla bunu yapıyoruz derseniz; inanın bilmiyorum. Keşke bilebilsem de ben de bunu yapmayı bıraksam. Sadece bir kere bile yaşadığınız mutlu an’a o kadar nasıl bağlanabilip, ondan sonra yaşanan tüm sorunlu zamanları bir kenara bırakarak hep karşı tarafıda kendi kendine temize çıkarmaya çalışmak ciddi anlamda kendimize yaptığımız en büyük kötülük. Bazı kapıların kapanmasını istemiyoruz değil mi? Seviyoruz çünkü, ona inanıyoruz en azından, öyle hissediyoruz ve bunu bırakmak istemiyoruz. Onca emeği, zamanı, sevgiyi, çabayı bırakmak istemiyoruz ama oysa ki bazı kapanan kapılar çok üzsede bizi sonradan anlıyoruz ki ;  o kapı bize hiç açılmamış. Biz sadece o an denk gelmişiz.

Tek anıya tutunmayalım, buna razı olmayalım olur mu? Biz sadece buna razı olarak bu insanların hayatımınzda yer kaplamasına izin veriyoruz. Halbuki biz onlarda yokuz. Beğenilmeye, istenmeye, benimsenmeye o kadar taktık ki kafamızı, gerçekten sevilmek nasıl olur artık emin olamıyoruz, belki de bilemiyoruz...

Yapmayalım bunu...








 

Yorumlar

Popüler Yayınlar