Ana içeriğe atla

Nitelikli

Az sevenin paraşütü hazırdır

Daha az seven... Ne kadar irite edici... Yani birini seviyorsunuz, önemsiyorsunuz, hayatınızın bir parçası haline getiriyorsunuz ve bunu tek başınıza yapmıyorsunuz sonuçta . Zaman ilerledikçe de hayatınızdaki insanla bir dinamik yakaladığınıza inaniyorsunuz  ama karşı taraf sizi az sevdiği için bir ayağı hep dışarıda, hep bir kaçış planı hep bir yedek opsiyonu var... Ne kadar çirkin ne kadar etik dışı geliyor insanın kulağına...  Az sevmekle hiç sevmemek arasında fark var mı? Bir ilişki yaşayacaksan niye az sevesin ki, idare ederiz kafası mıdır bu? Bu nasıl bir mentalitedir? Ya da daha iyisini bulana kadar oyalanırız mı?  Sevmiyorsanız,beğenmiyorsanız başlamamak hiç aklınıza geldi mi peki???. Hiiiçç insanların hayatına dahil olmayın mesela ya da oldu da dahil oldunuz karşınızdakinin zamanını çöp etmeden çıksanız?. Ya da gerçekten o hayatı paylaşmaya karar verin ve ona göre davranın. Hoş gerçi onu da tam yapamıyorsunuz. Bir var bir yok moduna geçiyorsunuz ki bu da sizin za...

Overthinking


Düşünmenin ağırlığı... Kafanın içinde olan düşünceler yüzünden kafanı kaldıramamak belki de yaşayıp gitmek ama bir türlü hayatta hissedememek... 

İnsanın kafasının içindeki düşüncelerin ağırlığı hayat standartlarını etkiliyor kesinlikle. Bir kere istediğiniz gibi zevk alamıyorsunuz kafanızda dönüp dolaşan düşünceler çok olunca. İstediğiniz gibi kapılıp hayatın girdabına, kendinizi akışına bırakamıyorsunuz çünkü kafanızın içinde sürekli deliler gibi olasılık hesaplayan bir mekanizma var. Durmuyor o hiç... Hep bir çalışma halinde dönüp duruyor , üretiyor, hesaplıyor, hikayeler yazıyor, potansiyel yollar ve sonlar yazıyor o hikayelere...

O kadar yorucu bir süreç ki bu... Durmasını isterseniz ama bir türlü durmaz. O çark bir kere dönmeye başladı mı örümcek ağı gibi beyninizin her köşesini dolaşır, sarar sarmalar her bir santimini alanınızın. Sonra kafanız kocaman olur düşünmekten, dönen şeylerden... Ağır gelir taşıyamazsınız, kurtulmak isterseniz ama artık çok geçtir. 

Kendinize bunu yapmayın. Bu sarmal bir başladı mı durdurması neredeyse imkansızdır. Bu kendinize yaptığınız en dev haksızlıklardan biri olur. Hele ki kendinizi hiç değmeyecek insanlar için, olaylar için bu hale getiriyorsanız kendinize yazık edersiniz.

Sadece kıymetinizi bilenler için o güzel kafanızı çalıştırın, sadece onlar kalsın hayatınızda. Bırakın haftalarınız, günlerinizi, saatlerinizi dakikalarınızı ve hatta hatta salisenizi bile size değer verenler hariç kimse için harcamayın. Güzel zamanınızda o güzel beyninizde çok kıymetli...

Boşa tüketmeyin sakın ;)





 

Yorumlar

Popüler Yayınlar