Ana içeriğe atla

Nitelikli

Az sevenin paraşütü hazırdır

Daha az seven... Ne kadar irite edici... Yani birini seviyorsunuz, önemsiyorsunuz, hayatınızın bir parçası haline getiriyorsunuz ve bunu tek başınıza yapmıyorsunuz sonuçta . Zaman ilerledikçe de hayatınızdaki insanla bir dinamik yakaladığınıza inaniyorsunuz  ama karşı taraf sizi az sevdiği için bir ayağı hep dışarıda, hep bir kaçış planı hep bir yedek opsiyonu var... Ne kadar çirkin ne kadar etik dışı geliyor insanın kulağına...  Az sevmekle hiç sevmemek arasında fark var mı? Bir ilişki yaşayacaksan niye az sevesin ki, idare ederiz kafası mıdır bu? Bu nasıl bir mentalitedir? Ya da daha iyisini bulana kadar oyalanırız mı?  Sevmiyorsanız,beğenmiyorsanız başlamamak hiç aklınıza geldi mi peki???. Hiiiçç insanların hayatına dahil olmayın mesela ya da oldu da dahil oldunuz karşınızdakinin zamanını çöp etmeden çıksanız?. Ya da gerçekten o hayatı paylaşmaya karar verin ve ona göre davranın. Hoş gerçi onu da tam yapamıyorsunuz. Bir var bir yok moduna geçiyorsunuz ki bu da sizin za...

Çiçeklenirken ölmek...



Hayata çiçeklenerek bakmak diye bir olay var bazıları için. Ne güzel bir şans değil mi? Sürekli içinizde çiçek açan ve açmaya devam eden bir bahçe var. Yüksek ihtimal işinizden, ailenizden, arkadaşlarınızdan, dostlarınızdan ve özel hayatınızdan memnunsunuz ki çiçek açabiliyorsunuz ve açmaya devam edebiliyorsunuz. Ne mutlu size ... Her insan için bunların hepsi aynı anda olmaz ama zaten olmasıda beklenmez. Hayatta da bir denge söz konusu. Her daim her konu tavan olarak mutluluk vermez, ufakta olsa pürüzler çıkar, ne bileyim bir sorun olur bir şey ters gider vs. ama dengelenir. Sizi tepetaklak yapacak boyuta gelmedikçe biraz ileri biraz geri illa bir dengede durur. 

Bazılarımız içinse bu bir tarafta denge tutturdum diye sevinip çiçeklenirken, bir anda o çiçeklerin tamamen seni aslında delik deşik ettiğini, kanattığını, yaraladığını ve aslında seni yavaş yavaş öldürdüğünü farkına varmaktır. Nasıl olur anlatayım. Seversiniz, sevildiğinize inanırsınız hatta neredeyse bundan şüphe duymayacak hale gelirsiniz. Sonra çiçek açarsınız o çiçekler her yerinizi sarar koskoca bir bahçe yaratır içinizde... Ne güzel bir görüntüdür size anlatamam. Zaman ilerler siz bahçenin daha da büyüyeceğini hatta sevdiğiniz insanın bahçesiyle birleşip koskoca bir orman yaratacağınızın hayalini kurarken bir bakmışsınız sizin bahçenizde oluşan çiçeklerin dalları sizin kolunuzu, bacağınızı yavaş yavaş çizmeye başlıyor. Sonra bir bakmışsınız o dallar sizin kalbinizi delik deşik ederek ilerlemeye çalışıyor. Bu sürede ne mutluluk kalmış, ne huzur, ne hayaller... Hepsi birer birer parça parça toz bulutu olmaya başlar... Üflediğinizde dağılan karahindiba çiçeği gibi havaya karışır teker teker sizin parçalarınızla beraber tabii... O kanayan delik deşik olan kalbinizle birlikte onlarda yok olur giderler. 

Severken çiçek açıp ölmek işte benim için bu demek... Kimse yaşamasın bunu...
Bu yazının dileği de bu olsun olur mu?
Kimse yaşamasın bunu...






 

Yorumlar

Popüler Yayınlar