Ana içeriğe atla

Nitelikli

Balon

Balondu söndü.... Şimdi size sorarım; Medeniyet gibi kavramlar sonradan öğrenilir mi? İnsanın karşısındakine durup dururken yaptığı anlamsız hareketlere ne denir? Mesela ayrıldıktan sonra en azından bir selam verebilecek düzeye getirilen iletişimin neden biranda silip atılması durumu gerçekleşir?  Hani öncesindeki haklıyı haksızı tartışmaya bile açmıyorum dikkat ederseniz. Açarsak çünkü sonuç belli de, neysee.  Konumuz sadece sonrası... Hani şöyle bir eşik vardır ya; "Bunu da yapmazsın kardeşim yaa" denir. Heh işte o eşik neden sebepsizce atlanır? Durup dururken,  ortada hiçbir şey yokken, bir anda hangi şeytanlar dürter insanı da karşısında ki insanı çaat diye bir anda silip yok ettiğini düşünme hakkını kendinde bulur? Hani zamanında aksiyon alınır, kişinin kararıdır der kabul edebilirsin belki bir derece ama zaman geçer, ortam durulur, hayat akışında devam ederken; nedir sebep? Bana göre bencilliktir. Daha fazlası da söylenir de en kibar versiyonunu yazdım , siz anlarsı...

Çiçeklenirken ölmek...



Hayata çiçeklenerek bakmak diye bir olay var bazıları için. Ne güzel bir şans değil mi? Sürekli içinizde çiçek açan ve açmaya devam eden bir bahçe var. Yüksek ihtimal işinizden, ailenizden, arkadaşlarınızdan, dostlarınızdan ve özel hayatınızdan memnunsunuz ki çiçek açabiliyorsunuz ve açmaya devam edebiliyorsunuz. Ne mutlu size ... Her insan için bunların hepsi aynı anda olmaz ama zaten olmasıda beklenmez. Hayatta da bir denge söz konusu. Her daim her konu tavan olarak mutluluk vermez, ufakta olsa pürüzler çıkar, ne bileyim bir sorun olur bir şey ters gider vs. ama dengelenir. Sizi tepetaklak yapacak boyuta gelmedikçe biraz ileri biraz geri illa bir dengede durur. 

Bazılarımız içinse bu bir tarafta denge tutturdum diye sevinip çiçeklenirken, bir anda o çiçeklerin tamamen seni aslında delik deşik ettiğini, kanattığını, yaraladığını ve aslında seni yavaş yavaş öldürdüğünü farkına varmaktır. Nasıl olur anlatayım. Seversiniz, sevildiğinize inanırsınız hatta neredeyse bundan şüphe duymayacak hale gelirsiniz. Sonra çiçek açarsınız o çiçekler her yerinizi sarar koskoca bir bahçe yaratır içinizde... Ne güzel bir görüntüdür size anlatamam. Zaman ilerler siz bahçenin daha da büyüyeceğini hatta sevdiğiniz insanın bahçesiyle birleşip koskoca bir orman yaratacağınızın hayalini kurarken bir bakmışsınız sizin bahçenizde oluşan çiçeklerin dalları sizin kolunuzu, bacağınızı yavaş yavaş çizmeye başlıyor. Sonra bir bakmışsınız o dallar sizin kalbinizi delik deşik ederek ilerlemeye çalışıyor. Bu sürede ne mutluluk kalmış, ne huzur, ne hayaller... Hepsi birer birer parça parça toz bulutu olmaya başlar... Üflediğinizde dağılan karahindiba çiçeği gibi havaya karışır teker teker sizin parçalarınızla beraber tabii... O kanayan delik deşik olan kalbinizle birlikte onlarda yok olur giderler. 

Severken çiçek açıp ölmek işte benim için bu demek... Kimse yaşamasın bunu...
Bu yazının dileği de bu olsun olur mu?
Kimse yaşamasın bunu...






 

Yorumlar

Popüler Yayınlar