Ana içeriğe atla

Nitelikli

Balon

Balondu söndü.... Şimdi size sorarım; Medeniyet gibi kavramlar sonradan öğrenilir mi? İnsanın karşısındakine durup dururken yaptığı anlamsız hareketlere ne denir? Mesela ayrıldıktan sonra en azından bir selam verebilecek düzeye getirilen iletişimin neden biranda silip atılması durumu gerçekleşir?  Hani öncesindeki haklıyı haksızı tartışmaya bile açmıyorum dikkat ederseniz. Açarsak çünkü sonuç belli de, neysee.  Konumuz sadece sonrası... Hani şöyle bir eşik vardır ya; "Bunu da yapmazsın kardeşim yaa" denir. Heh işte o eşik neden sebepsizce atlanır? Durup dururken,  ortada hiçbir şey yokken, bir anda hangi şeytanlar dürter insanı da karşısında ki insanı çaat diye bir anda silip yok ettiğini düşünme hakkını kendinde bulur? Hani zamanında aksiyon alınır, kişinin kararıdır der kabul edebilirsin belki bir derece ama zaman geçer, ortam durulur, hayat akışında devam ederken; nedir sebep? Bana göre bencilliktir. Daha fazlası da söylenir de en kibar versiyonunu yazdım , siz anlarsı...

Rapunzel



Pencereden dışarı baktığınızda ne görürsünüz? Dışardaki yaşamın telaşını mı yoksa içinizde dalgalanan olayları mı? Neyi görmeği tercih edersiniz sanırım daha doğru bir soru olacak. Dışarı bakarken içindeki girdabı görmek... Baktığınızda gördüğünüz tablo keşke pembe mutluluklar barındırsa içinde değil mi? 

Dalgalı bir deniz misali içinizde oluşan girdaplar sizin içinizi bulandırmaya, kafanızın içinde düşünce bulutlarından dumanlı bir görünüm oluşturmaya başlar. Siz dalgalarınıza bakıp onların arasında boğulmamaya çalışırken kafanızdaki bulutları da dağıtmaya uğraşırsınız. O dalgalar durulur mu? Hafifler mi?Ya da daha da büyüyüp sizi yutar mı? Düşüncelerinizin, hislerinizin arasında boğulmamak için verdiğiniz savaştan nasıl sonuç alırsınız bilemiyorum.

Tek bildiğim şey içinizdeki dalgalar biraz olsun dinginleşmeden huzura kavuşmanızın imkansız olduğudur. Huzurla nefes almanız, kafanız rahat bir şekilde hayatınıza devam edebilmeniz için tek çareniz bu dalgaları en azından yavaşlatmanızdır. Keşke rapunzel gibi istediklerimizi yanımıza alabilmek için baktığımız pencereden saçlarımızı uzatabilsek ve sadece ama sadece mutluluk, huzur, aşk, sevgi ve güven gibi güzel duyguları hayatlarımıza çekebilsek. Ne güzel olurdu değil mi?

Umarım bunu başarabilen şanslı kişilerden olursunuz...







 

Yorumlar

Popüler Yayınlar