Ana içeriğe atla

Nitelikli

Aynı yıldızlar altında ama bir o kadar uzakta...

Gece köprüden geçerken tüm o ışıkların arasındaki sessiz karanlıkta aklımdan geçenler.. Birbirinin kucağında ağlamış, gözlerinin içinde kahkahaları ve sıcaklığı bulmuş ( en azından o an öyle olduğuna inanmıştım) iki insanın aynı gökyüzüne bakıp artık birbirinden bu kadar uzak olması ne garip. O insan artık yok...Artık o insanla birlikteyken ki sen de yoksun tabii ki. Insanların bu denli birbirine kısacık zamanda veda edebilmesi ve sanki hiç var olmamışçasına aynı yıldızlara bakıp , sonsuz gökyüzünde düşünceler arasında yok olurken eskiden elele bakılan o gökyüzünün artık bambaşka şeyler çağrıştırması... İçten dilenen dilekler belki de içten içe edilen ahlar... Gözlerim dolu dolu gökyüzüne bakarken; inadına tek tek hiç olmadığı kadar kocaman ve belirgin şekilde bana göz kırpan yıldızlar ve sanki titizlikle tek tek bulutlardan arındırılmış bir gökyüzü. Içimde çok tuhaf hisler, belki biraz eksiklik, belki biraz özlem ama çokça hüzün... Aklınızın alamayacağı kadar kanatları kırılmış hisset...

Baharda çiçeklenmek


İçinizin çiçek açması ne güzel bir histir bilir misiniz? Böyle yürürken suratınızda bir farketmeden tebessüm oluşur, otururken içiniz kıpır kıpır olur, aklınız o hep sizin içinizde çiçekler açtıran insandadır. Bir bakmışsınız ki içiniz bir çiçek bahçesine dönmüş ondan aldığınız enejiyle, ışıkla, sevgiyle, aşkla, ilgiyle ve daha niceleriyle...

Sonra ne olur peki? O çiçekler her yanınızı sarar ya , o kadar mutlusuzdur ki... Hiç solmamasını temenni edersiniz. İçiniz burkulur acaba solar mı düşüncesiyle bile... Karşı taraftan alınan her ne gücü ise ; ister elektrik deyin, ister enerji deyin, ister etki deyin nasıl tanımlamak istiyorsanız öyle tanımlayın o şey var oldukça ve sizi mutlu ettikçe içinizdeki çiçekler yaşamaya devam eder. Adımını attığınız yerde papatyalar yeşermeye başlar... Taa ki o enerji yok olana kadar. O enerji neden mi yok olur? Karşınızdaki değiştikçe ya da belkide kendi gerçekliğini daha fazla saklayamayıp size onu yansıtmaya başladığında ya da en acısı size artık çiçek açtıracak duygular beslemediğinde o enerji tek taraflı bir iletişime dönüşür. Siz çiçeklerinizi soldurmamaya çalışırken, karşı taraf onların üstüne basıp ezmeye başlar. Çok acıdır ve çok acıtır. Bilirim...

Nedenini ararken bir yandan çiçeklerinize sahip çıkmaya çalışmak sizi yorar, yıpratır ve sonunda parçalara ayırır. O nedendir ki size tavsiyem eğer karşı taraf kopmuşsa, gitmekse tek çabası tutmayın. Tutmayın ki bin parçaya bölünmeyin, boşa çaba harcamayın. Alın karşınıza konuşun o insanla olur mu? Hislerinizle kendiniz boğuşmaya kalkmayın. Sorun, öğrenin, anlayın, en azından anlamaya çalışın. 

Karşı tarafın ve sizin ortada buluşmayı başarmanız, o çiçeklerin belki de olduğundan daha kuvvetli köklenerek büyümesini sağlar kim bilir? Ya da belkide en başından o çiçeklerin solup, yerine yenilerinin yeşermesi için yer açılması gerekiyordur. Hepsi olasılık...

Baharda açan çiçekler gibi olan hassas duygularınıza sahip çıkın. Kimseye ezdirmeyin. Konuşun, anlatın, anlamaya çalışın ama gerekiyorsa da bırakın... Bırakın ki tekrardan yeşerebilsin kalbiniz. Olur mu? 

Hep daha güzel ,daha sağlam ve kalıcı çiçekler açmak niyetiyle... O insanı bulmanız ümidiyle dostlar... Hepimiz için dileğim budur.🙏







 

Yorumlar

Popüler Yayınlar