Ana içeriğe atla

Nitelikli

Aynı yıldızlar altında ama bir o kadar uzakta...

Gece köprüden geçerken tüm o ışıkların arasındaki sessiz karanlıkta aklımdan geçenler.. Birbirinin kucağında ağlamış, gözlerinin içinde kahkahaları ve sıcaklığı bulmuş ( en azından o an öyle olduğuna inanmıştım) iki insanın aynı gökyüzüne bakıp artık birbirinden bu kadar uzak olması ne garip. O insan artık yok...Artık o insanla birlikteyken ki sen de yoksun tabii ki. Insanların bu denli birbirine kısacık zamanda veda edebilmesi ve sanki hiç var olmamışçasına aynı yıldızlara bakıp , sonsuz gökyüzünde düşünceler arasında yok olurken eskiden elele bakılan o gökyüzünün artık bambaşka şeyler çağrıştırması... İçten dilenen dilekler belki de içten içe edilen ahlar... Gözlerim dolu dolu gökyüzüne bakarken; inadına tek tek hiç olmadığı kadar kocaman ve belirgin şekilde bana göz kırpan yıldızlar ve sanki titizlikle tek tek bulutlardan arındırılmış bir gökyüzü. Içimde çok tuhaf hisler, belki biraz eksiklik, belki biraz özlem ama çokça hüzün... Aklınızın alamayacağı kadar kanatları kırılmış hisset...

Herkes ve istekleri



Sürekli niye kafa yorar insan? Karşı taraf ne düşünüyor? Şunu niye yaptı? Bunu böyle yapmıyordu eskiden, şimdi niye böyle davrandı? Niye böyle demiyordu da şimdi böyle diyor? vs.vs. Binlerce sayılabilecek örnek vardır hepimizin hayatında değil mi? Ama bunların hiçbirinin cevabı bizde değil... Ne yazık ki değil. Bunların cevapları tamamen karşı tarafa ait. Sizin, bizlerin yönlendirebileceği, müdahale edebileceği bir durum değil. Ne yazıktır ki değil...

Keşke değil mi bir sihirli değnek olsa da karşı taraf neyi neden yapıyor anlayabilsek. Şöyle bizlere gösterse, bizleri bir aydınlatsa da şu içimizde öküz oturmuş şekilde bekleyen kalbimiz azıcıkta olsa nefes alabilse... Ah ne iyi olurdu... Ama böyle bir imkanda yok. Siz size yapılan davranışlardan varsayımlar çıkararak anlamaya çabalarken kendinizi daha da kötü bir girdabın içinde boğuyorsunuz farkında olmadan. Siz karşı tarafın gerçek nedenini o söylemedikçe anlayamazsınız. Bu eziyeti kendinize yapıp, lütfen ama lütfen kendinizi perişan etmeyin. 

Karşınızda bunları yapmış, hala da yapmakta olan ve bunu engellemek için kendiyle savaşan biri duruyor. Yapmayın kalbi güzel, kalbi narin, kalbi minnoş duygularla hareket eden arkadaşlarım; yapmayın. Sonu yok ki bunun... Karşı taraf ağzını açıp, tenezzül edip açıklama yapmadığı sürece tüm düşündükleriniz varsayımdan öteye geçemiyor. O yüzden ben derim ki alın karşınıza konuşun. Çat çat çat sorun yahu. Ne bu deyin? Neden deyin? Ne hissediyorsanız açık açık söyleyin ve cevap bekleyin. 

Sonunda anlayacaksınız ki zaten düşündükleriniz boşuna. Bu hayatta herkes nasıl olsun istediyse öyle davranır. Siz oldurmaya çalıştığınız için çırpınırsınız, çabalarsınız. O bitirmeye çalıştığı için baltalar. 

Kim ne isterse, nasıl istiyorsa, amacı neyse ona yönelik davranır. Bilinçli bir şekilde bunu yapar. 
Bahaneler bulmayın. Ne kendinize, ne karşınızdaki insana... Kim ne istiyorsa o şekilde davranır ve siz bunu yaşarsınız. İyisiyle, kötüsüyle... 

Karşınızdaki insanın sizin minnoş kalbinizin kıymetini anlaması dileğiyle...





 

Yorumlar

Popüler Yayınlar