Ana içeriğe atla

Nitelikli

Lütfen aldığınız gibi bırakınız!

Sevgi dilenilecek bir şey midir? Sevgi dilenmek... Söylerken bile içim acıyor. Bu duruma düşene kadar ne badireler atlatılmıştır da yinede bir gram sevgiye tutunmaya çalışırken bir de bakmışsınız sevginin dilencisi olmuşsunuz. İlişkilerde bir taraf sevgi dilenmeye başladığında karşı taraf bir o kadar zalimleşir. Çok üzücü ve çok yaralayıcıdır. Neden bu denge bu şekilde sağlanmış bilinmez ama adil olmadığı kesin. Onca emeğe, sevgiye , çabaya karşılık yaşanmış olan hayal kırıklığı, kalp acısına bile dayanabilen bir insan hala ama hala elleri kanasada sevdiğine tutunmak için sevgi dilenir hale geliyor. Karşı tarafın ne hissettiğini bilmem çok zor zira ben hiçbir zaman karşımdakini o hale düşürmem. Bu çirkin davranışı nasıl kendilerine yakıştırırlar, nasıl haklı olduklarını içten içe hissederek bir de üstüne zeytinyağ gibi süzülüp ama o da böyle şöyle diye yorum yapabilirler bilmiyorum ama eminim yapıyorlardır.  Ey siz! Karşısındaki insanı hiçe sayıp, önemsizleştirip, ilişkide kendini ...

Kırılan Vazo


Kırılan vazo yenisi gibi olur mu? Hiç bir parçayı atlamadan yapıştırsan peki? Hani böyle ince ince , teker teker her parçayı itinayla birbirine yapıştırsan hiç bir boşluk kalmadan? Yine de olmaz mı dersiniz? Bir yazı okumuştum. Japonlar kırılan eşyaların boşluklarını altınla doldururlarmış. İnanışlarına göre o eşya veya o insan hasara uğramışsa artık onun bir hatırası vardır, ders almıştır ve artık olduğundan daha değerli olmuş demekmiş. Bunu hatırlatmak adına da altın kullanılırmış. 

Peki sizce? Sizce istediğiniz kadar kendinizi zorlasanız boşluk bırakmamak adına ve hatta ,altınla da doldursanız; o vazo size o eski hissi verir mi dersiniz?  Ben hep her şeyin olduğu gibi güzel olduğuna inanırım. Evet belki evrilirsin, olgunlaşırsın, ne bileyim bazen tökezlersin ve değişime uğrarsın ama hepsinin ayrı bir tınısı, ayrı bir hissiyatı vardır. İlk halinizdeki gibi tamken, yolda yaralar bereler almamışken, belkide aşağıdaki gibi paramparça olmamışken, belki de hatta bahsettiğimiz gibi o parçaları altınla birleştirip daha olgun kılmamışken ki oluşan his bir daha geri gelmez. 

O yüzdendir ki o vazo işte hiçbir zaman aynısı olmaz, olamaz. İlişkilerde de en başta içinizde uçuşan kelebeklerin yerini eğer zaman içinde parçalara ayrılmış bir vazo hissi kaplıyorsa o ilişkiye veda etme zamanı gelmiştir. O parçalar çoğalmadan toparladınız toparladınız yoksa gerisi bilindik son. 

Belki de o parçalardan siz kendinize yeni bir vazo yaparsınız, bambaşka bir vazo. Daha deneyimli, yaralı bereli ama daha düşmeye dayanıklı... Kim bilir? 

O vazonun hiç parçalanmaması en güzeli tabii. Dileğim budur...
O vazo hep ilk gün ki gibi pırıl pırıl dursun içinizde, baktıkça gözleriniz kamaşsın, kelebekleriniz uçuşsun bahar esintisi gibi😊 Bu hissi en azından bir kez tatmanız dileğiyle...







 

Yorumlar

Popüler Yayınlar