Ana içeriğe atla

Nitelikli

Orada olamayışlar...

Belki aldatmadı ya da en azından sen öyle düşünüyorsun ama ona en ihtiyacın olduğu zamanda ortadan kayboldu. Yüzüne karşı yalan söylemedi belki ama bakın belki diyorum yinede suskunluğuyla değerini sorgulattı. Sesini yükseltmedi ama kayıtsızlığı tüm tartışmalardan daha yüksek sesle bağırıyormuş gibi hissettirdi. Sadakat kurallarını çiğnemedi belki(!) ama seni sevmenin bir yük olduğunu sana hissettirdi. Her yara ihanetten gelmez. Arkana baktığında sevdiğinin sis bulutu olduğunu görmek en büyük yaradır. Hepimiz ilişkilerimizde çeşitli roller oynarız ve ilerledikçe öğreniriz. Bazen görürüz ki en acı veren şey birinin yaptıklarında değil yapamadıklarındadır ya da yapmayı seçmediklerindedir... Ve belki şuana kadar fiziki olarak aldatmamış olması canınızın acımadığı anlamına gelmez. Bazen bir ilişkiyi bitiren şey ihanetten çok, ihmal oluyor. Göz göze gelememek, kalpten konuşamamak, sarılamamak,elini tutmaktan bile imtina etmek... Sevgi ve samimiyet eksikliğini iliklerinize kadar hissetme...

Kırılan Vazo


Kırılan vazo yenisi gibi olur mu? Hiç bir parçayı atlamadan yapıştırsan peki? Hani böyle ince ince , teker teker her parçayı itinayla birbirine yapıştırsan hiç bir boşluk kalmadan? Yine de olmaz mı dersiniz? Bir yazı okumuştum. Japonlar kırılan eşyaların boşluklarını altınla doldururlarmış. İnanışlarına göre o eşya veya o insan hasara uğramışsa artık onun bir hatırası vardır, ders almıştır ve artık olduğundan daha değerli olmuş demekmiş. Bunu hatırlatmak adına da altın kullanılırmış. 

Peki sizce? Sizce istediğiniz kadar kendinizi zorlasanız boşluk bırakmamak adına ve hatta ,altınla da doldursanız; o vazo size o eski hissi verir mi dersiniz?  Ben hep her şeyin olduğu gibi güzel olduğuna inanırım. Evet belki evrilirsin, olgunlaşırsın, ne bileyim bazen tökezlersin ve değişime uğrarsın ama hepsinin ayrı bir tınısı, ayrı bir hissiyatı vardır. İlk halinizdeki gibi tamken, yolda yaralar bereler almamışken, belkide aşağıdaki gibi paramparça olmamışken, belki de hatta bahsettiğimiz gibi o parçaları altınla birleştirip daha olgun kılmamışken ki oluşan his bir daha geri gelmez. 

O yüzdendir ki o vazo işte hiçbir zaman aynısı olmaz, olamaz. İlişkilerde de en başta içinizde uçuşan kelebeklerin yerini eğer zaman içinde parçalara ayrılmış bir vazo hissi kaplıyorsa o ilişkiye veda etme zamanı gelmiştir. O parçalar çoğalmadan toparladınız toparladınız yoksa gerisi bilindik son. 

Belki de o parçalardan siz kendinize yeni bir vazo yaparsınız, bambaşka bir vazo. Daha deneyimli, yaralı bereli ama daha düşmeye dayanıklı... Kim bilir? 

O vazonun hiç parçalanmaması en güzeli tabii. Dileğim budur...
O vazo hep ilk gün ki gibi pırıl pırıl dursun içinizde, baktıkça gözleriniz kamaşsın, kelebekleriniz uçuşsun bahar esintisi gibi😊 Bu hissi en azından bir kez tatmanız dileğiyle...







 

Yorumlar

Popüler Yayınlar