Ana içeriğe atla

Nitelikli

Az sevenin paraşütü hazırdır

Daha az seven... Ne kadar irite edici... Yani birini seviyorsunuz, önemsiyorsunuz, hayatınızın bir parçası haline getiriyorsunuz ve bunu tek başınıza yapmıyorsunuz sonuçta . Zaman ilerledikçe de hayatınızdaki insanla bir dinamik yakaladığınıza inaniyorsunuz  ama karşı taraf sizi az sevdiği için bir ayağı hep dışarıda, hep bir kaçış planı hep bir yedek opsiyonu var... Ne kadar çirkin ne kadar etik dışı geliyor insanın kulağına...  Az sevmekle hiç sevmemek arasında fark var mı? Bir ilişki yaşayacaksan niye az sevesin ki, idare ederiz kafası mıdır bu? Bu nasıl bir mentalitedir? Ya da daha iyisini bulana kadar oyalanırız mı?  Sevmiyorsanız,beğenmiyorsanız başlamamak hiç aklınıza geldi mi peki???. Hiiiçç insanların hayatına dahil olmayın mesela ya da oldu da dahil oldunuz karşınızdakinin zamanını çöp etmeden çıksanız?. Ya da gerçekten o hayatı paylaşmaya karar verin ve ona göre davranın. Hoş gerçi onu da tam yapamıyorsunuz. Bir var bir yok moduna geçiyorsunuz ki bu da sizin za...

Kırılan Vazo


Kırılan vazo yenisi gibi olur mu? Hiç bir parçayı atlamadan yapıştırsan peki? Hani böyle ince ince , teker teker her parçayı itinayla birbirine yapıştırsan hiç bir boşluk kalmadan? Yine de olmaz mı dersiniz? Bir yazı okumuştum. Japonlar kırılan eşyaların boşluklarını altınla doldururlarmış. İnanışlarına göre o eşya veya o insan hasara uğramışsa artık onun bir hatırası vardır, ders almıştır ve artık olduğundan daha değerli olmuş demekmiş. Bunu hatırlatmak adına da altın kullanılırmış. 

Peki sizce? Sizce istediğiniz kadar kendinizi zorlasanız boşluk bırakmamak adına ve hatta ,altınla da doldursanız; o vazo size o eski hissi verir mi dersiniz?  Ben hep her şeyin olduğu gibi güzel olduğuna inanırım. Evet belki evrilirsin, olgunlaşırsın, ne bileyim bazen tökezlersin ve değişime uğrarsın ama hepsinin ayrı bir tınısı, ayrı bir hissiyatı vardır. İlk halinizdeki gibi tamken, yolda yaralar bereler almamışken, belkide aşağıdaki gibi paramparça olmamışken, belki de hatta bahsettiğimiz gibi o parçaları altınla birleştirip daha olgun kılmamışken ki oluşan his bir daha geri gelmez. 

O yüzdendir ki o vazo işte hiçbir zaman aynısı olmaz, olamaz. İlişkilerde de en başta içinizde uçuşan kelebeklerin yerini eğer zaman içinde parçalara ayrılmış bir vazo hissi kaplıyorsa o ilişkiye veda etme zamanı gelmiştir. O parçalar çoğalmadan toparladınız toparladınız yoksa gerisi bilindik son. 

Belki de o parçalardan siz kendinize yeni bir vazo yaparsınız, bambaşka bir vazo. Daha deneyimli, yaralı bereli ama daha düşmeye dayanıklı... Kim bilir? 

O vazonun hiç parçalanmaması en güzeli tabii. Dileğim budur...
O vazo hep ilk gün ki gibi pırıl pırıl dursun içinizde, baktıkça gözleriniz kamaşsın, kelebekleriniz uçuşsun bahar esintisi gibi😊 Bu hissi en azından bir kez tatmanız dileğiyle...







 

Yorumlar

Popüler Yayınlar