Ana içeriğe atla

Nitelikli

Kelimelere karşı duygular

"Bir insana değer vermek, özen göstermek, ona kıymetli olduğunu hissettirmekte bir "kültürdür". Bunun eğitimi yoktur. Kitaplarda yazmaz. Yolu "insan olmaktan" geçer." Doğru mu sizce? Karşında sana hisleriyle bakan bir insanla yolunun kesişebilmesi, ona değer vermek, özen göstermek ve en önemlisi de bunu ona doğru hissettirmek gerçekten öğretilebilen ya da sonradan gelişebilen bir özellik değil bence. Bu tamamen kişinin içinde barınan bir olgu. Hisleriyle konuşan bir insan bulmak, bunu net bir şekilde yansıtmak ve hissettirmek... Sadece bir ses dalgasından ibaret olmayan, karşındakine bunu hissettirebildiğin her kelime; kıymetini bilen için o kadar değerlidir ki... Bunun ne kadar özel olduğunun yaşanmadan bilinebileceğini düşünmüyorum.  Peki sadece kelimelerden ibaret olan bir iletişim olsa ama duygu olmasa ya da bu tek taraflı olsa? Bunun duygusu olan için anlamı nedir? Ya da duygusu olmayan için ne ifade eder?  Duygusu olan hep umut eder. Duygusu olmayan ...

Veda edememenin yükü ağırdır



Hayatınızdaki insan bir anda artık yanınızda olmayı bıraktıysa o boşlukla ne yapacağınızı bilemezsiniz bir süre. Hayatınızın her anında yanınızda olacağına dair düşüncelerinizden kopmak, onların paramparça olduğunu hissetmek çok tuhaf , acıtan, boşluklu , içinizde bir şeylerin koptuğu bir duygu. Bilmiyorum tarif edebildim mi size yeterince... 

Her düşündüğünüz, hissettiğiniz şeyin boşlukta kaybolması, sonsuzluğa karışması kafanıza dank ettiğinde içiniz burkulur. Gözleriniz dolar, yüreğiniz acır. Bununla ne yapacağınızı bilemezsiniz. Tüm hayalleriniz, hatıralarınız, veda edemedikleriniz, içinizden söküp atamadıklarınız... Hepsi size savaş açmışcasına size tutunmaya çalışırlar. Siz mantığınızda onlardan kopmanız gerektiğinizi bilseniz de, ne kadar bunun için çabalasanız da; o duygular anılar sizin peşinizi bırakmaz. Sanki adeta size yapışmış, kendi etinizden kemiğinizden olmuşlardır. Onları söküp atmak o kadar kolay olmayacaktır. Bu kadar içinize işleyen duygudan uzaklaşmak herkes için bence zordur. Zaman aralığı bireye göre değişir , ona bir şey diyemem. Zorluğu nettir. Hiç kolay olmaz emin olun... 

Özellikle hayallerinize, ihtimallerinize ve içinizde hiç farketmeden şans verilmeden veda etmek zorunda bırakıldığınız anlarınızdan ayrılmak inanılmaz zordur. Elinizden alınmış bu anlarla siz başbaşa kalırsınız. Veda etmenin önemini anlamak gerekiyormuş. Veda etmek önemliymiş.

Edemediğiniz her veda sizinle gelmeye devam eden duygular, düşünceler, umitler, hayaller, ihtimalleride beraberinde size yüklemeye devam ediyormuş. 

Bunu yapmamak nasıl mümkündür?Bunun böyle bir formülü, kolay çözümü var mıdır bilemiyorum. Ama insan bulmalı, orası kesin. Onu bulup vedasını gerçekleştirmeli ve yoluna devam etmeli. 

Yapanlara bravo, yapamayanlar pes etmek yok...Sakın pes etmeyin. Mutlaka kendi yolunuzda bir veda yapabileceğiniz bir anınız gelecek. O zaman özgürleşeceksiniz.

Vedalar ve özgürleşmelere....




 

Yorumlar

Popüler Yayınlar