Ana içeriğe atla

Nitelikli

Az sevenin paraşütü hazırdır

Daha az seven... Ne kadar irite edici... Yani birini seviyorsunuz, önemsiyorsunuz, hayatınızın bir parçası haline getiriyorsunuz ve bunu tek başınıza yapmıyorsunuz sonuçta . Zaman ilerledikçe de hayatınızdaki insanla bir dinamik yakaladığınıza inaniyorsunuz  ama karşı taraf sizi az sevdiği için bir ayağı hep dışarıda, hep bir kaçış planı hep bir yedek opsiyonu var... Ne kadar çirkin ne kadar etik dışı geliyor insanın kulağına...  Az sevmekle hiç sevmemek arasında fark var mı? Bir ilişki yaşayacaksan niye az sevesin ki, idare ederiz kafası mıdır bu? Bu nasıl bir mentalitedir? Ya da daha iyisini bulana kadar oyalanırız mı?  Sevmiyorsanız,beğenmiyorsanız başlamamak hiç aklınıza geldi mi peki???. Hiiiçç insanların hayatına dahil olmayın mesela ya da oldu da dahil oldunuz karşınızdakinin zamanını çöp etmeden çıksanız?. Ya da gerçekten o hayatı paylaşmaya karar verin ve ona göre davranın. Hoş gerçi onu da tam yapamıyorsunuz. Bir var bir yok moduna geçiyorsunuz ki bu da sizin za...

Doyumsuzlara ithafen... Fırtınalar...


İçinizde fırtınalar koparken dışarıya ne kadarını yansıtırsınız?  Kafanızın içi karman çormanken nasıl nefes alırda; dış dünyaya gülümseyerek bakabilirsiniz? 

Başkaları için çok önemli olmayan yaşadıklarınız ya da size yaşattıkları sizin içinizde koskoca dalgalar, fırtınalar, tufanlar yaratırken suratınızda hayata devam etmem lazım ifadesiye dolaşmaya çalışmak...
Çok zordur biliyorum. Ben dahil herkes deneyimliyordur eminim , ne yazık ki yaşatıyorlar bu tip şeyleri insanlar. Insan demekte belki bizim gibilere hakaret oluyor ama yapacak bir şey yok. Başka bir tabir yok ne yazık ki...

İçinizdeki fırtınaya değer mi peki? Hep aynı soru işte... Yine o soru ve yine o cevap...
Değmez. 

Bencil ve doyumsuz insanlar için inanın hiç değmez. Kendi isteklerinin ne olduğunu algılayamayan insanlardan ne beklenir ki zaten. Doğruca ne istediklerini ve ne olduklarını belirtenler;  sizi tenzih ediyorum, bilginiz olsun...

Ne bekleyebilirsiniz daha kendi içinde var olan problemlerle yüzleşmeyi seçmeyen insanlardan? Bahanelere sığınanlardan? Ya da yalanlara? Kendince yarattığı bahaneler diyarında kendini haklı çıkarıp savunanlardan ne gelebilir?... 

İyilik mi? Değer görmek mi? Saygı mı? Hele sevgi, aşk... Emin olun alabileceğiniz tek şey yara ve üzüntü... Başka da bir şey değil. Bunca zaman gördüklerimizden sonra artık şaşırmama özelliğini bir kazanabilsek keşke ya da en azından içimizin cız etmesi bir durabilse... Bunu da başarabilir miyiz ne dersiniz? Umarım başarırız. Bari bu deneyim adı altında gördüğümüz ve çektiğimiz her şeyden sonra biraz olsun bizde kendimizi daha az acıtmayı başarabiliriz. 

Bunun umuduyla dostlar...🙏


 

Yorumlar

Popüler Yayınlar