Ana içeriğe atla

Nitelikli

Balon

Balondu söndü.... Şimdi size sorarım; Medeniyet gibi kavramlar sonradan öğrenilir mi? İnsanın karşısındakine durup dururken yaptığı anlamsız hareketlere ne denir? Mesela ayrıldıktan sonra en azından bir selam verebilecek düzeye getirilen iletişimin neden biranda silip atılması durumu gerçekleşir?  Hani öncesindeki haklıyı haksızı tartışmaya bile açmıyorum dikkat ederseniz. Açarsak çünkü sonuç belli de, neysee.  Konumuz sadece sonrası... Hani şöyle bir eşik vardır ya; "Bunu da yapmazsın kardeşim yaa" denir. Heh işte o eşik neden sebepsizce atlanır? Durup dururken,  ortada hiçbir şey yokken, bir anda hangi şeytanlar dürter insanı da karşısında ki insanı çaat diye bir anda silip yok ettiğini düşünme hakkını kendinde bulur? Hani zamanında aksiyon alınır, kişinin kararıdır der kabul edebilirsin belki bir derece ama zaman geçer, ortam durulur, hayat akışında devam ederken; nedir sebep? Bana göre bencilliktir. Daha fazlası da söylenir de en kibar versiyonunu yazdım , siz anlarsı...

Doyumsuzlara ithafen... Fırtınalar...


İçinizde fırtınalar koparken dışarıya ne kadarını yansıtırsınız?  Kafanızın içi karman çormanken nasıl nefes alırda; dış dünyaya gülümseyerek bakabilirsiniz? 

Başkaları için çok önemli olmayan yaşadıklarınız ya da size yaşattıkları sizin içinizde koskoca dalgalar, fırtınalar, tufanlar yaratırken suratınızda hayata devam etmem lazım ifadesiye dolaşmaya çalışmak...
Çok zordur biliyorum. Ben dahil herkes deneyimliyordur eminim , ne yazık ki yaşatıyorlar bu tip şeyleri insanlar. Insan demekte belki bizim gibilere hakaret oluyor ama yapacak bir şey yok. Başka bir tabir yok ne yazık ki...

İçinizdeki fırtınaya değer mi peki? Hep aynı soru işte... Yine o soru ve yine o cevap...
Değmez. 

Bencil ve doyumsuz insanlar için inanın hiç değmez. Kendi isteklerinin ne olduğunu algılayamayan insanlardan ne beklenir ki zaten. Doğruca ne istediklerini ve ne olduklarını belirtenler;  sizi tenzih ediyorum, bilginiz olsun...

Ne bekleyebilirsiniz daha kendi içinde var olan problemlerle yüzleşmeyi seçmeyen insanlardan? Bahanelere sığınanlardan? Ya da yalanlara? Kendince yarattığı bahaneler diyarında kendini haklı çıkarıp savunanlardan ne gelebilir?... 

İyilik mi? Değer görmek mi? Saygı mı? Hele sevgi, aşk... Emin olun alabileceğiniz tek şey yara ve üzüntü... Başka da bir şey değil. Bunca zaman gördüklerimizden sonra artık şaşırmama özelliğini bir kazanabilsek keşke ya da en azından içimizin cız etmesi bir durabilse... Bunu da başarabilir miyiz ne dersiniz? Umarım başarırız. Bari bu deneyim adı altında gördüğümüz ve çektiğimiz her şeyden sonra biraz olsun bizde kendimizi daha az acıtmayı başarabiliriz. 

Bunun umuduyla dostlar...🙏


 

Yorumlar

Popüler Yayınlar