Ana içeriğe atla

Nitelikli

Balon

Balondu söndü.... Şimdi size sorarım; Medeniyet gibi kavramlar sonradan öğrenilir mi? İnsanın karşısındakine durup dururken yaptığı anlamsız hareketlere ne denir? Mesela ayrıldıktan sonra en azından bir selam verebilecek düzeye getirilen iletişimin neden biranda silip atılması durumu gerçekleşir?  Hani öncesindeki haklıyı haksızı tartışmaya bile açmıyorum dikkat ederseniz. Açarsak çünkü sonuç belli de, neysee.  Konumuz sadece sonrası... Hani şöyle bir eşik vardır ya; "Bunu da yapmazsın kardeşim yaa" denir. Heh işte o eşik neden sebepsizce atlanır? Durup dururken,  ortada hiçbir şey yokken, bir anda hangi şeytanlar dürter insanı da karşısında ki insanı çaat diye bir anda silip yok ettiğini düşünme hakkını kendinde bulur? Hani zamanında aksiyon alınır, kişinin kararıdır der kabul edebilirsin belki bir derece ama zaman geçer, ortam durulur, hayat akışında devam ederken; nedir sebep? Bana göre bencilliktir. Daha fazlası da söylenir de en kibar versiyonunu yazdım , siz anlarsı...

Kum saati


İlişkide beklentilerin oluşması doğaldır. Peki o beklentiler karşılıklı olarak kendi kendilerine belirlenen periodlar içinde gerçekleşmediğinde? Ne hisseder, ne düşünürsünüz? 

Kum saati yavaş yavaş döküldükçe bir panik kaplar içimizi... Ya olmazsa? Ya gerçekleşmezse?...

Kabul edelim net bir hayalkırıklığı belirir. İlk step neden sorusu olur? Neden olmadı içimden dilediklerim? Neden anlamadı? Neden yapmadı? Neden istemedi? Bu sorular daha sonra kendimize döner. Neden beni istemedi? Neden benim, bizim için bir çaba göstermedi? Neden? Neden? Neden?...

Herkesin iletişim biçiminin farklı olduğunu kabul etmemiz gerekiyor. Buna bir şey diyemem. Zor gelir tabii gönülden geçenin hemen gerçekleşmemesi ama ya hiç gerçekleşmemesi?... İletişim biçimleri aşırı uçlarda olan yeni tanışan iki insanın birbirini incitmeden birbirini tanıması ve beraber olma ihtimali nedir? Bence olabilir, mümkün... Nasıl mı? Karşılıklı olarak bunu istemek en önemlisi... Eğer bir taraf karşı tarafı tanımaya, bir şeyler yaşamaya, paylaşmaya hevesli ise ama diğer taraf ben böyleyim işine gelirse havası verir ise bu iş olmaz... Üzücü ama bu böyle... Her iki tarafında bir şeyleri istemesi lazım. Karşısındaki insanı hiç merak etmeyen, nasılsın? İyi misin? demekten bile aciz bir insanın sizinle bir ilişki yaşama potansiyeli nedir? Sadece zoraki bir iki mesajla, aşırı aralıklarla buluşmayı bile istemeyen insan sizce sizinle birlikte midir? 

Bunların cevabı çok net. Bu insan size sizin ona verdiğiniz, vermeyi isteyip denediğiniz değerin binde birini bile vermiyordur. Sizinle aynı şeyleri hisseden insanın en azından size nasılsın diyebilmesi gerekir. Bu en basit iletişim kelimesini bile kullanmaktan aciz biri için denebilecek tek bir kelime yok bence... Daha öncede bir yazımda belirttiğim gibi "Merhaba canım, Nasılsın?" dünyanın en zor cümlesi değil arkadaşlar. Belli bir yaşa geldiyseniz ve iletişim kurmayı biliyorum diye geçiniyorsanız lütfen en basit şeyleri yapabilmeyi deneyin. Ya da hiç iddia etmeyin bence😉

Kum saati bittikten sonra koskoca bir hayal kırıklığı bırakmaktansa dürüst olun, açık olun, net olun ve söyleyin. İletişim dengeniz uyumlu değilse karşınızdakini de yıpratmayın. Sürekli çabalayan bizlere de nacizane bir tavsiye, eğer uygulayabiliyorsanız (ben daha başaramadım 😜) karşınızdakine sizde net olun. Kum saatinin bitmesi beklemeyin olur mu? Ne hissediyorsanız, bekliyorsanız salın gitsin içinizden... Zaten karşıdaki ok ise iletişim olur yoksa zaten denecek bir şey kalmamıştır...


Kum saatine endeksli olmayan bir iletişim yakalamanız dileğiyle...





 

Yorumlar

Popüler Yayınlar