Ana içeriğe atla

Nitelikli

Az sevenin paraşütü hazırdır

Daha az seven... Ne kadar irite edici... Yani birini seviyorsunuz, önemsiyorsunuz, hayatınızın bir parçası haline getiriyorsunuz ve bunu tek başınıza yapmıyorsunuz sonuçta . Zaman ilerledikçe de hayatınızdaki insanla bir dinamik yakaladığınıza inaniyorsunuz  ama karşı taraf sizi az sevdiği için bir ayağı hep dışarıda, hep bir kaçış planı hep bir yedek opsiyonu var... Ne kadar çirkin ne kadar etik dışı geliyor insanın kulağına...  Az sevmekle hiç sevmemek arasında fark var mı? Bir ilişki yaşayacaksan niye az sevesin ki, idare ederiz kafası mıdır bu? Bu nasıl bir mentalitedir? Ya da daha iyisini bulana kadar oyalanırız mı?  Sevmiyorsanız,beğenmiyorsanız başlamamak hiç aklınıza geldi mi peki???. Hiiiçç insanların hayatına dahil olmayın mesela ya da oldu da dahil oldunuz karşınızdakinin zamanını çöp etmeden çıksanız?. Ya da gerçekten o hayatı paylaşmaya karar verin ve ona göre davranın. Hoş gerçi onu da tam yapamıyorsunuz. Bir var bir yok moduna geçiyorsunuz ki bu da sizin za...

Affettim


Affetmek... Tek kelime aslında ama o kadar ağır ki... Altında ne duygular, ne düşünceler,
ne yaşanmışlıklar vardır...Kocaman bir iz bırakmıştır belli ki içinde insanın. O yüzdendir ki affedebilirsin ama sindirmek ayrı bir olaydır. 

Hep karıştırılır. Affetmek belli bir sürede olabilir belki ama içeriğinde sindirmek vardır ki; işte o en ağır olanıdır. En zaman alanıdır. Belki de en acısıdır.

"Affettim"...

Bilerek veya belki de o kadar da önemsemediği için ki bu daha da acılı gerçi ama bilmeyerek diyelim yine de sizi üzen, canınızı acıtan, kıran, parçalayan, içinizde deliklerin oluşmasına neden olan insanları affetmek ne kadar zamanınızı alır? Peki gerçekten affedebilir misiniz? Yoksa affettiğinize mi inanmak istersiniz? 

Her affedemeyiş insana yük oluyormuş. Tecrübeyle sabit. Bir anda tüm yüklerden kurtulsak, herkesi affetsek? Ama gerçekten affetsek. Onları kendi yaptıklarıyla kabul edip, kendimize yüklemeden, şahsi algılamadan, onları yaptıkları davranışlarla başbaşa bıraksak ve kendimizi bu yükten kurtarsak? 

Tekrar nefes alabilir miyiz ki şöyle derin derin? "Oh be" diyebilir miyiz? Sindirebilirsek diyebiliriz. Yapılan davranışı üstümüze almadan, sadece ama sadece onlarla ilgili olduğunu kabul ederek sindirebilirsek gerçekten affedebiliriz. Affetmek derken ; onları haklı buluruz ya da onlar paçayı kurtarırlar ve yanlarına yaptıkları kar kalır demiyorum. Gerçekten bu davranışların onlara ait olduğunu özümseyip, kendi benliğimizi serbest bırakabilsek bir kere de olsa... Hepsinden, herkesten ve tüm yüklerinden bir avazda derin bir nefesle kurtulsak...

Düşünmesi bile insanı ferahlatıyor sanırım. Bir gün tüm yüklerimizden bir nefeste kurtulup , herkesi kendi davranış ile hayatında başbaşa bırakmayı başarabilme ümidiyle...



777, herkes için tüm kalbimle diliyorum...




 

Yorumlar

Popüler Yayınlar