Ana içeriğe atla

Nitelikli

Az sevenin paraşütü hazırdır

Daha az seven... Ne kadar irite edici... Yani birini seviyorsunuz, önemsiyorsunuz, hayatınızın bir parçası haline getiriyorsunuz ve bunu tek başınıza yapmıyorsunuz sonuçta . Zaman ilerledikçe de hayatınızdaki insanla bir dinamik yakaladığınıza inaniyorsunuz  ama karşı taraf sizi az sevdiği için bir ayağı hep dışarıda, hep bir kaçış planı hep bir yedek opsiyonu var... Ne kadar çirkin ne kadar etik dışı geliyor insanın kulağına...  Az sevmekle hiç sevmemek arasında fark var mı? Bir ilişki yaşayacaksan niye az sevesin ki, idare ederiz kafası mıdır bu? Bu nasıl bir mentalitedir? Ya da daha iyisini bulana kadar oyalanırız mı?  Sevmiyorsanız,beğenmiyorsanız başlamamak hiç aklınıza geldi mi peki???. Hiiiçç insanların hayatına dahil olmayın mesela ya da oldu da dahil oldunuz karşınızdakinin zamanını çöp etmeden çıksanız?. Ya da gerçekten o hayatı paylaşmaya karar verin ve ona göre davranın. Hoş gerçi onu da tam yapamıyorsunuz. Bir var bir yok moduna geçiyorsunuz ki bu da sizin za...

Alev


İçiniz yangın yeri mi? Hissettikleriniz, düşündükleriniz sizi yakıyor mu? Canınız yandıkça iyice o alevler kızgınlaşıyor değil mi? Nefes alamayacak kadar boğucu...

Siz içinizde oluşan yangınlarla boğuşurken, karşı tarafın her halinden memnun vaziyette hayatına devam ettiğini gördüğünüzde peki? Canının yanması nedir? Alevler daha da kocaman olduğunda içinizde? 

Karşınızdaki insanın duyarsız olduğunu kabullenme, sindirme ve daha sonrada tüm yangınınızı söndürme çabası sizi daha da yorar... Şanslıysanız yangın söner, külleri kalır... Küller unutulmaz ama canınızı da o alevler kadar yakmaz. Ama ya sönmezse? O alevlerin acısını kabul etme evresi... 

Yazarken bile içimi acıtan bu olayı kimse yaşamaz umarım. Duyarsız, saygısız, kıymet bilmeyen, yalancı insanlarla hiç yollarınızın kesişmemesi ümidiyle...






 

Yorumlar

Popüler Yayınlar