Ana içeriğe atla

Nitelikli

Ama bana "ben burdayım" dediler

Sevgi şartlarla koşullara sunulmaz. Sadakatin karşılığı bu olmamalıdır. İniş çıkışlara, kararsızlıklara, uzaklaşmalara rağmen kalırsınız. Ama sizin gerçekten ona ihtiyacınız olduğu an o yoktur... Ve ilk kez şunu hissedersiniz. Sevdiğiniz insanın yanında bile fazlalık gibisinizdir.  Aslında o sizi kaybetmemiştir, sizi her seferinde yavaş yavaş bırakmıştır. Cevapsız kalan mesajlarla, merak bile etmeyişlere, çok hassassın diyerek duygularınızın küçümsediği anlara, çabanızı değersizleştirip sessizliğinizi kabul ettiği her durumda; siz orada biraz daha yok olursunuz. Neden hiçbir zaman yetemediğinizi, hiçbir zaman onun için tamam olamadığınızı sonradan anlarsınız... Çünkü mesele yetememeniz değildir.  Kendine bile yetemeyen bir insana siz nasıl yeterli olursunuz ki zaten.. Onun ihtiyacı sevgi değildi. Sevginin onun için bir değeri yoktu. O an kendini kandırdı ve sizinle devam ettin ve sen varlığını gerçek sevgi sandın.  Şimdi çok daha net görüyorsunuz değil mi?. O sevilmek ist...

Alev


İçiniz yangın yeri mi? Hissettikleriniz, düşündükleriniz sizi yakıyor mu? Canınız yandıkça iyice o alevler kızgınlaşıyor değil mi? Nefes alamayacak kadar boğucu...

Siz içinizde oluşan yangınlarla boğuşurken, karşı tarafın her halinden memnun vaziyette hayatına devam ettiğini gördüğünüzde peki? Canının yanması nedir? Alevler daha da kocaman olduğunda içinizde? 

Karşınızdaki insanın duyarsız olduğunu kabullenme, sindirme ve daha sonrada tüm yangınınızı söndürme çabası sizi daha da yorar... Şanslıysanız yangın söner, külleri kalır... Küller unutulmaz ama canınızı da o alevler kadar yakmaz. Ama ya sönmezse? O alevlerin acısını kabul etme evresi... 

Yazarken bile içimi acıtan bu olayı kimse yaşamaz umarım. Duyarsız, saygısız, kıymet bilmeyen, yalancı insanlarla hiç yollarınızın kesişmemesi ümidiyle...






 

Yorumlar

Popüler Yayınlar