Ana içeriğe atla

Nitelikli

Ne zaman , kim için yeterlisin?

Yeterince iyi olmadığınızı hissettiren bir insan ile ne yaparsanız yapın bir türlü takdir göremediğiniz, görülmediğinizi geçin; bir güzel söz, ufacık bir tebessümle edilen bir iltifat, bir güzel bakışı bile alamadığınız bir kişinin sizin gözünün içine bakarak sevgiden başka hiçbir şey duymadığınız insanla aynı olmasının hissi nasıldır bilir misiniz? Çok sevseniz bile, her baktığınızda yüreğiniz ısınsa bile, hep iyi olsun diye çabalasanız ve sonsuz süre çabalayama razı olsanız bile içten içe sizde biliyorsunuz ki kendinizi kaybetmek üzereseniz. Yine de durmazsınız ve o insana hep ama bak böyle güzel olabilir, ama bak biz iyi olabiliriz, ama bak böyle mutlu olabilirizleri göstermeye çabalarsınız.  Girdaptan çıkmak için bir güzel söz, bir güzel his beklerken o insanın size hala ama hala "olmuyor" , "sen değil başkası güzel", "sen değil başkası iyi", "sen değil başkası", "sen değil başkası" , "sen değil başkası".... diye diye sizi...

Gideni tutamazsınız...



Gideni tutamazsınız...

Gitmek isteyen insana ne yapsanız boş... Bir kere gidilmeye karar verildimi dönüşü olmaz, olmazmış...

Belki de giden sizsiniz, belkiden sizden gidilen... İki seçenekte de söylenecek söz kalmamıştır belli ki. Ne oldu? Neden oldu? Nasıl oldu? Belki biraz zaman? Belki düzelir mi? Biraz çaba sarfetseydik? Emeklerimiz çöp mü olacak? Onca güzel zaman bir anda bu şekilde kaybolup gidecek mi? Bu bitmek bilmeyen soruların hiç birinin cevabı geriye kalanda değildir. Giden de ise tek bir cevap vardır. Her soruya söylenecek tek cevap. "Bitti"...

Bu durumda yapılacak tek şey kabullenmektir. Acı da olsa, içiniz paramparça da olsa; yol ayrımına gelinmiştir. Belli ki adımlarınız aynı yolda buluşamayacak, elleriniz yanyana yürürken birleşemeyecektir. Çünkü artık yanyana yürümek gibi bir opsiyonunuz yoktur. Yolunuz ortak değildir. 
Belki de en başından  beri değildir...

"Solo ride" günlerinize alışmak, geçmişi geçmişte bırakmak gerekir. Yazarken bile zor olan bu cümleler gerçeklikle buluştuğunda nasıl bir sızı bırakır bilirim. Ama başka çare olmadığını da deneyimlemiş biri olarak gideni tutmaya çalışmanın en boş çaba olduğunu söleyebilirim.

Bırakın, giden gitsin... Eğer siz gitmek istiyorsanız da ; durmayın. Karşınızda duran insana bir saniye daha fazla ümit vermeyin. Vermeyin ki daha fazla üzmeyin... Gidecek insanın yapacağı en doğru şey karşısında duran insanı parçalamadan, dürüstçe söylemek... Bir anda pat diye değil tabii... Bunu yapan insanlar kendini çok ideal bir davranışta bulunmuş sanabilir ama değil arkadaşlar; değil. Her şey yolunda gibi son saniyeye kadar davranırsanız; karşınızdaki insanı şoka sokarsınız... Sorumluluk alarak süreci yönetmeniz gerekir. Insan olan bunun nasıl yapılacağını bilir, buna göre davranır... Öyle kulaktan dolma hareketlerle etik olma çabası üstünüzde yoksa emanet kostüm gibi duruyor; bilginize...

Gideni tutmayın, gidecekseniz de daha fazla durmayın...

Sizden gitmek çabası yerine; sizinle daha fazla vakit geçirip, sizinle daha fazlası için kalmaya çabalayanlarla karşılaşmanız dileğiyle... Hepimiz için dileğim bu...














 

Yorumlar

Popüler Yayınlar