Ana içeriğe atla

Nitelikli

Az sevenin paraşütü hazırdır

Daha az seven... Ne kadar irite edici... Yani birini seviyorsunuz, önemsiyorsunuz, hayatınızın bir parçası haline getiriyorsunuz ve bunu tek başınıza yapmıyorsunuz sonuçta . Zaman ilerledikçe de hayatınızdaki insanla bir dinamik yakaladığınıza inaniyorsunuz  ama karşı taraf sizi az sevdiği için bir ayağı hep dışarıda, hep bir kaçış planı hep bir yedek opsiyonu var... Ne kadar çirkin ne kadar etik dışı geliyor insanın kulağına...  Az sevmekle hiç sevmemek arasında fark var mı? Bir ilişki yaşayacaksan niye az sevesin ki, idare ederiz kafası mıdır bu? Bu nasıl bir mentalitedir? Ya da daha iyisini bulana kadar oyalanırız mı?  Sevmiyorsanız,beğenmiyorsanız başlamamak hiç aklınıza geldi mi peki???. Hiiiçç insanların hayatına dahil olmayın mesela ya da oldu da dahil oldunuz karşınızdakinin zamanını çöp etmeden çıksanız?. Ya da gerçekten o hayatı paylaşmaya karar verin ve ona göre davranın. Hoş gerçi onu da tam yapamıyorsunuz. Bir var bir yok moduna geçiyorsunuz ki bu da sizin za...

Gideni tutamazsınız...



Gideni tutamazsınız...

Gitmek isteyen insana ne yapsanız boş... Bir kere gidilmeye karar verildimi dönüşü olmaz, olmazmış...

Belki de giden sizsiniz, belkiden sizden gidilen... İki seçenekte de söylenecek söz kalmamıştır belli ki. Ne oldu? Neden oldu? Nasıl oldu? Belki biraz zaman? Belki düzelir mi? Biraz çaba sarfetseydik? Emeklerimiz çöp mü olacak? Onca güzel zaman bir anda bu şekilde kaybolup gidecek mi? Bu bitmek bilmeyen soruların hiç birinin cevabı geriye kalanda değildir. Giden de ise tek bir cevap vardır. Her soruya söylenecek tek cevap. "Bitti"...

Bu durumda yapılacak tek şey kabullenmektir. Acı da olsa, içiniz paramparça da olsa; yol ayrımına gelinmiştir. Belli ki adımlarınız aynı yolda buluşamayacak, elleriniz yanyana yürürken birleşemeyecektir. Çünkü artık yanyana yürümek gibi bir opsiyonunuz yoktur. Yolunuz ortak değildir. 
Belki de en başından  beri değildir...

"Solo ride" günlerinize alışmak, geçmişi geçmişte bırakmak gerekir. Yazarken bile zor olan bu cümleler gerçeklikle buluştuğunda nasıl bir sızı bırakır bilirim. Ama başka çare olmadığını da deneyimlemiş biri olarak gideni tutmaya çalışmanın en boş çaba olduğunu söleyebilirim.

Bırakın, giden gitsin... Eğer siz gitmek istiyorsanız da ; durmayın. Karşınızda duran insana bir saniye daha fazla ümit vermeyin. Vermeyin ki daha fazla üzmeyin... Gidecek insanın yapacağı en doğru şey karşısında duran insanı parçalamadan, dürüstçe söylemek... Bir anda pat diye değil tabii... Bunu yapan insanlar kendini çok ideal bir davranışta bulunmuş sanabilir ama değil arkadaşlar; değil. Her şey yolunda gibi son saniyeye kadar davranırsanız; karşınızdaki insanı şoka sokarsınız... Sorumluluk alarak süreci yönetmeniz gerekir. Insan olan bunun nasıl yapılacağını bilir, buna göre davranır... Öyle kulaktan dolma hareketlerle etik olma çabası üstünüzde yoksa emanet kostüm gibi duruyor; bilginize...

Gideni tutmayın, gidecekseniz de daha fazla durmayın...

Sizden gitmek çabası yerine; sizinle daha fazla vakit geçirip, sizinle daha fazlası için kalmaya çabalayanlarla karşılaşmanız dileğiyle... Hepimiz için dileğim bu...














 

Yorumlar

Popüler Yayınlar