Ana içeriğe atla

Nitelikli

Balon

Balondu söndü.... Şimdi size sorarım; Medeniyet gibi kavramlar sonradan öğrenilir mi? İnsanın karşısındakine durup dururken yaptığı anlamsız hareketlere ne denir? Mesela ayrıldıktan sonra en azından bir selam verebilecek düzeye getirilen iletişimin neden biranda silip atılması durumu gerçekleşir?  Hani öncesindeki haklıyı haksızı tartışmaya bile açmıyorum dikkat ederseniz. Açarsak çünkü sonuç belli de, neysee.  Konumuz sadece sonrası... Hani şöyle bir eşik vardır ya; "Bunu da yapmazsın kardeşim yaa" denir. Heh işte o eşik neden sebepsizce atlanır? Durup dururken,  ortada hiçbir şey yokken, bir anda hangi şeytanlar dürter insanı da karşısında ki insanı çaat diye bir anda silip yok ettiğini düşünme hakkını kendinde bulur? Hani zamanında aksiyon alınır, kişinin kararıdır der kabul edebilirsin belki bir derece ama zaman geçer, ortam durulur, hayat akışında devam ederken; nedir sebep? Bana göre bencilliktir. Daha fazlası da söylenir de en kibar versiyonunu yazdım , siz anlarsı...

Sonbahar


Sonbaharın gelişi sizi nasıl etkiler? Ben genelde tuhaf bir hüzünle kaplanırım. Tabii zamanın manidar yaşanmışlıklarıyla birlikte iyice içimde bir gariplik... Her yaz öyle veya böyle içimde yeşeren sevinç, ferahlık ve belki de hafif tatlı bir heyecan sonbaharın gelişiyle istisnasız bronzlaşır.

Yemyeşil yaprakların kurumasına mı üzülsem, yaşanmışlıkların hep bu sonbahar mevsiminde daha da bir hüzünle aklıma gelmesine mi ? Yoksa aslında içten içe hayranlıkla ağaçların renk değiştirmesine, o yaprakların ahenkli bir uyumla nasılda değişip dökülmesinden zevk aldığımı mı itiraf etsem bilemiyorum. 

Diyorum ya ben her sonbaharda bir garip olurum. Bir buruk, bir tatlı, biraz da romantik ama en çokta hüzünlü...Sonbahar hüzünü ve romantikliği aynı anda yaşatan tek mevsim bana. Çok romantik olmaz mıydı minnoşlarım elele dolaşmak yaprakların arasında... Aynı yürüyüş tek başına ise tam bir hüzün bulutudur. İçimde hep hüzünlü bitişlerin hislerini uyandırır. Bitişin bir şekilde getirdiği huzurun yanında acılarda belirir görüntüde hemen. 

Bitmiş hikayeleri nedense hep sonbaharla birleştirmiş olan beynim, her ayrıntıyı tek tek özenle bana hatırlatır. İyisiyle kötüsüyle tüm yaşanmışlıklar film şeridi gibi geçer gözümün önünden. Evet, belki eskisi gibi değildir bana dokunuşları ama ordalar ve hep orada olacaklar. Zaten insanların hep "ben unuttum gitti" cümlesini hiç anlamamışımdır. İnsan unutmaz sadece önemsizleştirir, değersizleştirir bir şekilde nötr bakabilmeyi öğrenir ama asla unutmaz. 

Bu mevsimin en çok romantik kısmının keyfini sürebilmek dileğiyle...






 

Yorumlar

Popüler Yayınlar