Ana içeriğe atla

Nitelikli

Az sevenin paraşütü hazırdır

Daha az seven... Ne kadar irite edici... Yani birini seviyorsunuz, önemsiyorsunuz, hayatınızın bir parçası haline getiriyorsunuz ve bunu tek başınıza yapmıyorsunuz sonuçta . Zaman ilerledikçe de hayatınızdaki insanla bir dinamik yakaladığınıza inaniyorsunuz  ama karşı taraf sizi az sevdiği için bir ayağı hep dışarıda, hep bir kaçış planı hep bir yedek opsiyonu var... Ne kadar çirkin ne kadar etik dışı geliyor insanın kulağına...  Az sevmekle hiç sevmemek arasında fark var mı? Bir ilişki yaşayacaksan niye az sevesin ki, idare ederiz kafası mıdır bu? Bu nasıl bir mentalitedir? Ya da daha iyisini bulana kadar oyalanırız mı?  Sevmiyorsanız,beğenmiyorsanız başlamamak hiç aklınıza geldi mi peki???. Hiiiçç insanların hayatına dahil olmayın mesela ya da oldu da dahil oldunuz karşınızdakinin zamanını çöp etmeden çıksanız?. Ya da gerçekten o hayatı paylaşmaya karar verin ve ona göre davranın. Hoş gerçi onu da tam yapamıyorsunuz. Bir var bir yok moduna geçiyorsunuz ki bu da sizin za...

Sonbahar


Sonbaharın gelişi sizi nasıl etkiler? Ben genelde tuhaf bir hüzünle kaplanırım. Tabii zamanın manidar yaşanmışlıklarıyla birlikte iyice içimde bir gariplik... Her yaz öyle veya böyle içimde yeşeren sevinç, ferahlık ve belki de hafif tatlı bir heyecan sonbaharın gelişiyle istisnasız bronzlaşır.

Yemyeşil yaprakların kurumasına mı üzülsem, yaşanmışlıkların hep bu sonbahar mevsiminde daha da bir hüzünle aklıma gelmesine mi ? Yoksa aslında içten içe hayranlıkla ağaçların renk değiştirmesine, o yaprakların ahenkli bir uyumla nasılda değişip dökülmesinden zevk aldığımı mı itiraf etsem bilemiyorum. 

Diyorum ya ben her sonbaharda bir garip olurum. Bir buruk, bir tatlı, biraz da romantik ama en çokta hüzünlü...Sonbahar hüzünü ve romantikliği aynı anda yaşatan tek mevsim bana. Çok romantik olmaz mıydı minnoşlarım elele dolaşmak yaprakların arasında... Aynı yürüyüş tek başına ise tam bir hüzün bulutudur. İçimde hep hüzünlü bitişlerin hislerini uyandırır. Bitişin bir şekilde getirdiği huzurun yanında acılarda belirir görüntüde hemen. 

Bitmiş hikayeleri nedense hep sonbaharla birleştirmiş olan beynim, her ayrıntıyı tek tek özenle bana hatırlatır. İyisiyle kötüsüyle tüm yaşanmışlıklar film şeridi gibi geçer gözümün önünden. Evet, belki eskisi gibi değildir bana dokunuşları ama ordalar ve hep orada olacaklar. Zaten insanların hep "ben unuttum gitti" cümlesini hiç anlamamışımdır. İnsan unutmaz sadece önemsizleştirir, değersizleştirir bir şekilde nötr bakabilmeyi öğrenir ama asla unutmaz. 

Bu mevsimin en çok romantik kısmının keyfini sürebilmek dileğiyle...






 

Yorumlar

Popüler Yayınlar