Ana içeriğe atla

Nitelikli

Ne zaman , kim için yeterlisin?

Yeterince iyi olmadığınızı hissettiren bir insan ile ne yaparsanız yapın bir türlü takdir göremediğiniz, görülmediğinizi geçin; bir güzel söz, ufacık bir tebessümle edilen bir iltifat, bir güzel bakışı bile alamadığınız bir kişinin sizin gözünün içine bakarak sevgiden başka hiçbir şey duymadığınız insanla aynı olmasının hissi nasıldır bilir misiniz? Çok sevseniz bile, her baktığınızda yüreğiniz ısınsa bile, hep iyi olsun diye çabalasanız ve sonsuz süre çabalayama razı olsanız bile içten içe sizde biliyorsunuz ki kendinizi kaybetmek üzereseniz. Yine de durmazsınız ve o insana hep ama bak böyle güzel olabilir, ama bak biz iyi olabiliriz, ama bak böyle mutlu olabilirizleri göstermeye çabalarsınız.  Girdaptan çıkmak için bir güzel söz, bir güzel his beklerken o insanın size hala ama hala "olmuyor" , "sen değil başkası güzel", "sen değil başkası iyi", "sen değil başkası", "sen değil başkası" , "sen değil başkası".... diye diye sizi...

tek istek huzurdu oysa ki

Aslında öncelikli olarak tek isteğinizin huzurlu bir iletişim olmasına rağmen nedendir bilinmez ilişkilerde huzur son zamanlarda en az görebildiğim şey oldu. Yani iki insan yanyana geldiğinde ilk önce ne gelir duygu olarak; mutluluk, aşk, tutku, heyecan değil mi? Peki huzurlu değilseniz bunlardan ne anlayabilirsiniz? Hep içinizde sizi içten içe kemiren bir rahatsızlıkla neyin ne kadar kıymetini anlayabilirsiniz ki? 

Huzur güvenle ve sevgiyle gelir. Gerçek güven ve sevgiden bahsediyorum ama son zamanının popüler olan yalan duygulardan değil. Güvendiğiniz ve gerçekten sevgi beslediğiniz insanın yanında huzur bulursunuz. Tabii şunu da eklemek lazım sizin güvendiğiniz ve gerçekten sevgi duyduğunuz insan size ne hissediyor bu da önemli. Sadece istediğini elde etmek için mış gibi mi yapıyor, sizi oyalayıp kendi canının istediği sürece mi yanınızda kalmak için rol yapıyor yoksa hisler karşılıklı mı? Aşırı kritik bir nokta...

Şimdi sorucaksınız e nerden anlayabiliriz ki bunu diye tabii ki... Ben hala saf saf inanmayı seçenlerdenim en azından son zamana kadar öyleydim. Yararı zararı tartışılır. Anlayanlar vardır elbet, ona göre de gayet güzel gardını alıp minimum zararla kurtulurlar. Benim gibi daha naif bakanlar anca yaşayarak görebilir. Biliyorum acılı bir yol, yorucu, yıpratıcı ve hayalkırıklıklarıyla dolu ama o da bir yol. Ve emin olun tecrübe edilmeden öğrenilmiyor. 

Ee peki taktik falan yok mu hiç derseniz; valla kelin merhemi olsa kendine sürermiş dostlar. Bende ne gezer taktik falan. Ben bodoslamadan acı çekip öğrenme sınıfındayım. Diyebileceğim ne var size... En fazla şu olur. Yapmayın annem, huzur isterken size kocaman bir kazık olarak geri dönen duygulara sırf bir saniyelik fi tarihinde hissetiğiniz duygu için katlanmayın, geçer sanmayın, düzelir diye düşünmeyin olur mu? Yapmayın bunu kendinize...

Gerçek sevgi ve huzuru ilişkide size sağlayamayan , ne acıdır ki belki de hiçbir zaman bunların ne olduğunu bilemeyen insanlar için uğraşmayın. Biliyorum istediğiniz sadece sevdiğinize sarıldığınızda şu alttaki görüntü gibi huzur bulmak ve sevildiğinizi hissetmek ama işte olmuyorsa olmuyor. 
Zorlamak boşa...

Gerçek duyguların kıymetini bilenlerle kesişsin yollar diyerek bitirelim... Bakarsınız dilek bu ya bir gün tutar Nasrettin hocanın hikayeleri misali...

Öyle umalım, öyle olsun...







 

Yorumlar

Popüler Yayınlar