Ana içeriğe atla

Nitelikli

Ne zaman , kim için yeterlisin?

Yeterince iyi olmadığınızı hissettiren bir insan ne yaparsanız yapın bir türlü takdir göremediğiniz, görülmediğinizi geçin; bir güzel söz, ufacık bir tebessümle edilen bir iltifat, bir güzel bakışı bile alamadığınız bir kişinin sizin gözünün içine bakarak sevgiden başka hiçbir şey duymadığınız insanla aynı olmasının hissi nasıldır bilir misiniz? Çok sevseniz bile, her baktığınızda yüreğiniz ısınsa bile, hep iyi olsun diye çabalasanız ve sonsuz süre çabalayama razı olsanız bile içten içe sizde biliyorsunuz ki kendinizi kaybetmek üzereseniz. Yine de durmazsınız ve o insana hep ama bak böyle güzel olabilir, ama bak biz iyi olabiliriz, ama bak böyle mutlu olabilirizleri göstermeye çabalarsınız.  Girdaptan çıkmak için bir güzel söz, bir güzel his beklerken o insanın size hala ama hala "olmuyor" , "sen değil başkası güzel", "sen değil başkası iyi", "sen değil başkası", "sen değil başkası" , "sen değil başkası".... diye diye sizi içt...

Hikayeler yazmak mı yoksa sadece bir hikayeden ibaret olmak mı?

"Bir insana verdiğiniz değerin, onun gerçekten değerli olmasıyla ya da bunu hak edip etmemesiyle hiç ilgisi yoktur. Değer vereceğiniz insanları kendiniz seçersiniz ve bunu yaparken çoğu zaman ne durumda olduklarına aldırmazsınız. Yaptığınız değer yüklemesinin kaynağı sizsinizdir ve aslında değerli olan kendinizsinizdir."

Bu yazıyı bir yerde okumuştum... Gerçekten karşımızdaki insanın değerini bizim belirlediğimizin çok net bir tanımı resmen. Peki ya bu denge şaşarsa? Değer yüklemesi olarak tabir ettiğimiz şeyin kaynağı biz isek ve bu terazinin dengesini şaşırıp çok değer vermeye başlayarak kendimizden kaybettiriyorsak? Süreç ilerlerken ilişkide bunu farketmek çok zor ve aynı zamanda tabii ki çok üzücüdür. Fakat birine gereğinden fazla değer verirseniz; bir de bakmışsınız ki verdiğiniz değer değil aslında ödün olmuş ve karşınızdaki insan sizin değerinizi aynı derecede kendi gözünde düşürmüş. 

Şimdi aklınızdan ne hakla? Niye ki? gibi sorular geçiyordur eminim. Ne yazık ki işler hep ben çok değer verdim ama karşılığını da bu şekilde almalıyım olarak yürümüyor. Her zaman dediğim gibi herkes kendine yakışanı ve yakıştırdığını yapıyor bu hayatta. Siz karşınızdaki insana ne kadar değer verseniz de , onun yanında mutlu olup onu da mutlu etmeye çalışsanızda eğer karşınızdaki insan için bu aynı şeyi ifade etmiyorsa yaptığınız her şey bir toz bulutundan ibarettir. 

O insan sizin ona verdiğiniz değerin zerresini size göstermeyebilir, sizin yüzünüze baka baka size yalan söyleyebilir, sizi yok sayabilir,  sizinle vakit geçirir ama aslında aklında binbir türlü şey dönüyordur ve hatta belki de bu dönenleri gerçeğe dönüştürüyordur... Bilemezsiniz... 

Bu davranışların hiçbiri size ait değil. Yapan insana ait. Siz kendi davranışlarınızdan sorumlusunuz ve eğer siz karşınızdaki insana yanlış yapmadığınızı düşünüyorsanız; vicdanınız rahat olarak o insanın karşısına çıkıp verdiğiniz değeri geri çekme zamanıdır. Daha fazla kendinizden vermeniz o insanı istediğiniz şeyi vermeye ikna etmez. Tam tersi o insanın daha da basitleşmesini izlersiniz zamanla.  Gözyaşlarınızı ona akıtmak yerine verdiğiniz değerleri geri alın ve uzaklaşın. 

Hikayeler yazmak yerine sadece bir hikayeden ibaret olmanızı seçenlere emeğin önemini, gerçek sevginin değerini anlatamazsınız.



 

Yorumlar

Popüler Yayınlar