Ana içeriğe atla

Nitelikli

Balon

Balondu söndü.... Şimdi size sorarım; Medeniyet gibi kavramlar sonradan öğrenilir mi? İnsanın karşısındakine durup dururken yaptığı anlamsız hareketlere ne denir? Mesela ayrıldıktan sonra en azından bir selam verebilecek düzeye getirilen iletişimin neden biranda silip atılması durumu gerçekleşir?  Hani öncesindeki haklıyı haksızı tartışmaya bile açmıyorum dikkat ederseniz. Açarsak çünkü sonuç belli de, neysee.  Konumuz sadece sonrası... Hani şöyle bir eşik vardır ya; "Bunu da yapmazsın kardeşim yaa" denir. Heh işte o eşik neden sebepsizce atlanır? Durup dururken,  ortada hiçbir şey yokken, bir anda hangi şeytanlar dürter insanı da karşısında ki insanı çaat diye bir anda silip yok ettiğini düşünme hakkını kendinde bulur? Hani zamanında aksiyon alınır, kişinin kararıdır der kabul edebilirsin belki bir derece ama zaman geçer, ortam durulur, hayat akışında devam ederken; nedir sebep? Bana göre bencilliktir. Daha fazlası da söylenir de en kibar versiyonunu yazdım , siz anlarsı...

Aynı yıldızlar altında ama bir o kadar uzakta...


Gece köprüden geçerken tüm o ışıkların arasındaki sessiz karanlıkta aklımdan geçenler..

Birbirinin kucağında ağlamış, gözlerinin içinde kahkahaları ve sıcaklığı bulmuş ( en azından o an öyle olduğuna inanmıştım) iki insanın aynı gökyüzüne bakıp artık birbirinden bu kadar uzak olması ne garip. O insan artık yok...Artık o insanla birlikteyken ki sen de yoksun tabii ki.

Insanların bu denli birbirine kısacık zamanda veda edebilmesi ve sanki hiç var olmamışçasına aynı yıldızlara bakıp , sonsuz gökyüzünde düşünceler arasında yok olurken eskiden elele bakılan o gökyüzünün artık bambaşka şeyler çağrıştırması... İçten dilenen dilekler belki de içten içe edilen ahlar...

Gözlerim dolu dolu gökyüzüne bakarken; inadına tek tek hiç olmadığı kadar kocaman ve belirgin şekilde bana göz kırpan yıldızlar ve sanki titizlikle tek tek bulutlardan arındırılmış bir gökyüzü. Içimde çok tuhaf hisler, belki biraz eksiklik, belki biraz özlem ama çokça hüzün... Aklınızın alamayacağı kadar kanatları kırılmış hissetmek. Hiç bir zaman aynı anlamı o güzelim gökyüzüne bir daha yükleyemeyecek olmanın ağır üzüntüsü. Gözlerin önünden tek tek geçen onca hayallere dalınmış gökyüzü anısı...

O kısacık köprüden geçme anında insanın içine onca görüntü, onca anı, onca his nasıl da dolabiliyormuş. Hiç düşünmemiştim cidden. 

Gökyüzüne gözlerimde belirlen yaşlar yerine gülücüklerle tekrar sımsıcak hissederek bakabilmek dileğiyle...



Yorumlar

Popüler Yayınlar